Ersin ÖZTÜRK

Ersin ÖZTÜRK

, bir kitap okudu
Puan vermedi·191 syf.·
132 günde okudu
·
Okunma: 01 Temmuz 2023 09:06
·
2023 3. kitabı
Frédéric Gros
7.8/10 · 9,1bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Yürüyerek kimlik fikrinin kendisinden, biri olma, bir isim ve hikâyeye sahip olma isteğinden kaçarsınız. Biri olmak, herkesin kendinden bahsettiği yüksek sosyete toplantılarında ya da terapi seanslarında iyidir. Oysa biri olmak, boynumuza ağır ve aptalca bir kurgu zincirleyen (bizi benlik tasvirimize sadık kalmaya zorlayan) toplumsal bir zorunluluk değil midir? Yürürken biri olmama özgürlüğünü yakalarız, çünkü yürüyen bedenin tarihi yoktur, o sadece hareket halindeki kadim yaşamdır.
Sayfa 14·Kitabı okudu
Felsefe ve Düşünce
Daha az masrafla onlardan istediklerinizi satın alıp kendi mallarınızın bir bölümünü de onlara satmanız mümkünken, neden para harcayıp kan dökerek bir ülkeye saldırıp zenginliklerini talan edesiniz?
Sayfa 191·Kitabı okudu
Felsefe ve Düşünce
Borçluların hapse atıldığı zamanlarda insanlar bu yumuşak yaklaşımların, borçların geri ödenmesi temelinde yükselen kapitalizmin ölüm ilanı olacağını düşünmüş olabilirler. Ama ticari ekosistem bu kozun kaybedilmesi karşısında onun etrafında dolaşan çeşitli çözümler geliştiriyor. Borç alan kişileri yasal zorlamalarla yıldırmak artık mümkün olmayınca, ekonomik yaşam kredi kontrolü, kredi derecelendirmesi, borç sigortası ve kredi kartları gibi yeni yöntemlerle varlığını sürdürüyor. Bütün bir şiddet kategorisi buharlaşıp yok oluyor ve kimse ne olup bittiğini fark etmeden aynı işlevi gören başka mekanizmalar uygulamaya geçiriliyor.
Sayfa 183·Kitabı okudu
Doğrulanamaz inancın oluşturduğu daha geniş kapsamlı bir tehlike de, bu inancı şiddet yöntemleriyle savunmanın çekiciliği. Bu inançların geçerliliği onların ustalığını yansıtacağı, onları yetkili kılacağı ve üstlendikleri önderlik etme görevlerine mantıksal gerekçe oluşturacağı için, insanlar inançlarına sıkı sıkı bağlanıyorlar. Bir kişinin inançlarını sorgulayın, o kişinin haysiyetini, saygınlığını ve gücünü sorgulamış olursunuz. Hele o inançların temelinde imanla kabul dışında bir şey yoksa, kırılganlıkları daha da artar. Taşların yukarı doğru değil, aşağı doğru düştüğü inancı kimseyi rahatsız etmez, çünkü aklı başında herkes bunu kendi gözleriyle görebilir. Ama bebeklerin doğuştan günahkar oldukları, Tanrı'nın üç kişide var olduğu, Muhammed'den sonra gelen ikinci kutsal kişinin Ali olduğu gibi inançlar açısından bu söylenemez. Yaşamlarını bu inançlar etrafında örgütleyen insanlar başka insanların bunlar olmadan da gayet rahat yaşadıklarını daha da kötüsü inandırıcı gerekçelerle kendi inançlarından vazgeçtiklerini öğrendiklerinde, ahmak konumuna düşme tehlikesi yaşarlar. Kuş- kucuları bir inancın doğruluğuna ikna etmek için, onu imanla kabul temelinde savunmak yeterli olmayacağı için, inananlar inançsızlara öfkeyle tepki verebilir. ler ve yaşamlarını anlamlı kılan şeyleri aşağılayan bu şeyi ortadan kaldırmaya çalışabilirler.
Sayfa 164·Kitabı okudu
Felsefe ve Düşünce