Doktor hafifçe başını çeviriyor. Gözkapakları açıldı, uykuyla kızarmış gözlerini dikiyor bana. Gülümsüyorum. Bu gülüşün, kendinden saklamak istediği her şeyi ona açıkça göstermesini istiyorum. "Gebereceğimi bilen birisi işte!" derse kendine gelebilir ancak. Ama gözkapakları yeniden iniyor. Uyuklamaya başladı. Uykusunu gözetlemeyi Bay Achille'e bırakıp dışarı çıkıyorum.
Yüzümün yansısı bu. Yapacak işim olmadığı günlerde onu seyreder dururum. Gördüğüm bu yüzden, hiçbir şey anlamıyorum. Başkalarının yüzleri bir anlam taşıyor. Benimki öyle değil. Güzel mi yoksa çirkin mi, bunu bile söyleyemem. Çirkin galiba. Çünkü böyle olduğunu söylediler. Bana dokunan bu değil. Yüzüme böyle nitelikler verilebilmesine şaşıyorum aslında. Bir toprak parçasına ya da bir kayaya güzel ya da çirkin demek gibi bir şey bu.