Seda

Seda
@myraphim
Yabancısı olduğum dünyada kendime uygun bir başkasını inşa etmeye çalışıyorum
Uçaklara fısıldayan ruh sondajcısı
7 kütüphaneci puanı
263 okur puanı
Temmuz 2021 tarihinde katıldı
CİCİ ÇOCUK OL, TAMAM MI?
9/10
·344 syf.··
Beğendi
·
2025 2. kitabı
Kötü kitap deneyimlerimden sonra Stephen King bir nevi temizleyici görevi görüyor artık. Sadist, okuma listemde olan bir kitaptı ancak bir türlü elime alamıyordum. En sonunda başladım ve KAFAYI YEDİM! Başlangıçta pek havaya girdiğimi söyleyemem. Annie ciddi anlamda garip bir kadın ve sevdiği yazarı kaçırma fikri de bana öyle ciddi bir suç gibi gelmemişti Benim de kaçırıp devam romanı yazdırmak istediğim birkaç yazar var. Ama ben Annie gibi hasta ruhlu bir kadın olmadığıma ilerleyen sayfalarda kanaat getirdim. Çünkü Paul'e yaptıkları... Allah, Ya Rabbi... Tövbe bismillah, elemtere şiş kem gözlere şiş... Annie normal görünüp içeriden öyle bozuk bir kadın ki romanın başında neyin yanlış olduğunu çok kavrayamadım. Paul bir araba kazasında yaralanıyor ve eski bir hemşire olan Annie ona yardım ediyor. İşi garipleştiren; Annie'nin Paul'ün hayranı olması. Elbette sevdiği yazarın evinden ayrılmasını istemiyor. Sapıklık da orada başlıyor zaten. Annie'nin kendince değerleri var. İlerleyen sayfalarda bu hanım abla iyice dellenmeye başlıyor. Aptal gibi görünmesine rağmen asla aptal değil. İnsan iyice tedirgin oluyor. Ben bile sayfaları çevirirken gerildim açıkçası. Kitabın adı niye Sadist onu anlamış değilim. Çünkü eğer Annie için bir atıfsa bu, alakası yok. Annie bir sadist değil. Sadistler acı vermekten zevk alan ve bu eylemi gerçekleştirmek için fırsat kollayan tiplerdir. Annie bildiğin hasta. Psikopat desen o da tam karşılamıyor. Ama sadist değil. Stephen Bey, yine roman içinde roman yazmış. O kısımları sevmiyorum maalesef. Biraz üfleye püfleye okudum. Gerilmeyi seven herkese tavsiyemdir. Kalite akıyor ya, adam biliyor bu işi!
SadistStephen King · Altın Kitaplar · 20185,7bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Bazen Neden Diye Sorgularsın
2/10
·433 syf.··
2025 1. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 05 Ocak 2025 19:56
Bitirmek için kendimi zihinsel ve fiziksel olarak zorlandığım bu kitabı gözlerimi devirerek bitirdim. Öldürmeyen Allah böyle kitaplar karşıma çıkarıyor. Konu tabu fakat klasik olduğu için ilgimi çekmişti. İçimdeki ergen yüzünden okumak istedim belli ki... O ergeni vurmam lazım. Bana pahalıya mal olmaya başladı. Üstelik elimde buna benzer kitaplar da var. Benim Hatam, güya Amazon'un en sevilen filmiymiş. Film sektörünü tebrik ediyorum. Bu kadar klişe bir şeyi zilyonuncu kez ekranlara taşıma kararı almışsınız. Noah, kimsenin öğrenmesini istemediği "kapalı geçmişe sahip" bir genç kız. Annesi, zengin bir adamla evlenip bu kızı yanında bohça gibi taşıyıp yeni bir hayata fırlatıyor. Yeni hayatına dahil olan üvey erkek kardeşi Nicholas ise tam bir belalı çocuk. Noah'dan hoşlanmıyor ve hayatı ona zehir etmeye çalışıyor. Vay be sayın seyirciler! Bunları da hiç görmemiştik, ne yenilik... Her neyse bu ikili kendilerince birbirlerinden hoşlanmıyorlar. İkisinin de kendilerince sebepleri var. Bence iki dakika oturup düzgünce konuşulsa doksan sayfanın yazılmasına gerek kalmayacaktı. İlerleyen bölümlerde bu iki üvey kardeş öpüşmeye bahane buluyorlar. Hem de AKIL ALMAZ bir saçmalık olarak. Kafayı yedim. Bir probleme ancak bu kadar gerzekçe bir çözüm bulunabilirdi. Ama yazar ikili arasında cinsel çekimi yaratacak ya, ancak bunu düşünebildi belli ki. Nicholas, o kara kalbinde bir delik olduğunu fark etmese de sürekli kızın ne kadar farklı (!), ne kadar masum (!) olduğundan bahsedip duruyor. Nefretine rağmen her bulduğu fırsatta Noah'ı öpüyor falan... Kriz sebebi ya kitap... Gerçekten olay kurgusu kafayı duvara vurmalık. Sonlara doğru birtakım olaylarla aksiyon yaratmaya çalışan yazarımız ikilinin arasını kuvvetlendirmeye çalışmış. Noah'ın kapalı tutmaya çalıştığı geçmişini 15
Benim HatamMercedes Ron · Epsilon Yayınları · 2024215 okunma
Şarkı Söyleyen Cadılar
7/10
·424 syf.··
2024 53. kitabı
Uzun süren okuma maceramın sonunda Cadı Toplayıcısı'nı bitirmiş bulunuyorum. Beğendim mi? Eh~ Eski hikayeleri anımsatan bir tarzı olan bir romandı. Cadılar büyü yapmak için birtakım sözler söylemek zorundalar ancak ana karakterimiz Raina bir dilsiz. Ayrıca cadıların büyü gücüne sahip oldukları da vücutlarındaki dövmelerden anlaşılıyor. Raia'nın dövmeleri de yok. Ancak yine de büyü yapabilen Raina oldukça nadir şeyler yapabiliyor. Ana karakter ve onun gizemli hikayesini bir kenara bırakacağım çünkü bunlar artık standart hikaye girişleri haline geldi. Mutlaka birileri bir şekilde farklı ve dünyayı kurtarıyor. Harika. Maalesef Raina'yı sevemedim. Bana oldukça yavan bir karakter gibi geldi. Bir çeşit... alıklığı vardı. Zorluklar içerisinde büyümüş ama nedense aynı zamanda şımarık gibi hissettiriyordu. Bir diğer ana karakterimiz Alexus'a gelirsek; kendisi meşhur cadı toplayıcısı olarak görev yapmakta. Güçlü cadıları köylerinden alıp kraliyet adına muhafız yapmakla görevlendirilmiş. Çünkü neden olmasın? Alexus'un ilerleyen sayfalarda kabız olmuş gibi bir karaktere büründüğünü düşünüyorum. Sürekli bir şeyleri yapmak istiyor ama asla yapamama gibi bir olayı var. İnanılmaz güçlü olması gerekiyor ama gücünü kullanamıyor. Dolayısıyla Alexus'u da beğendiğimi söyleyemeyeceğim. Olaylar akıcı ilerliyor gibi o yüzden bir aşırı yermiyorum. Ama diğer bütün fantastik romanlardan bir farkı yok. Bir yerden sonra sadece sonuna gelmek istiyordum. Kısacası benim için meh~ denilecek bir kitaptı. Devamını okur muyum bilmiyorum. Bariz bir yarım bırakma şeklinde bitmişti ama sonunu zaten tahmin edebiliyorum. Gerek olmaz sanırım...
Cadı ToplayıcısıCharissa Weaks · Olimpos Yayınları · 2024294 okunma
Kilo Verme Garantili King Romanı
9/10
·512 syf.··
Beğendi
·
2024 51. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Kasım 2024 10:05
Stephen Bey... Her zamanki gibi su gibi akan bir romanla beni olduğum yere çivilemeyi başardı. Bu karakteri bilmiyorum, daha önceki romanlarında olan bir yan karaktermiş sanırım. King romanlarını okumaya tersten başladığım için bende arka plan yok. Holly Gibney, 2021 yılında zor zamanlar geçiren bir karakter olarak yazılmış. Covid dün gibi... Holly ile birlikte o zamanların nasıl olduğunu bir kez daha hatırladım. Holly'nin annesi covid dolayısıyla vefat ediyor. Annesiyle arası iyi olmamasına rağmen fena halde etkilenen Holly'e bir dava geliyor. Kızının kayboluşunu araştıran ancak yerel polisten ya da kendi çabalarından bir sonuç alamaya Penny Dahl, özel dedektif olarak Holly'e ulaşıyor. Ve Holly bir nevi diğer şeylerden kaçmak istercesine davayı kabul edip araştırmaya başlıyor. King romanlarında en çok sevdiğim şey birçok karakter ağzından olayın farklı yönleriyle anlatılması. Arka kapak yazısından zaten her şey belli oluyor ama yapacak bir şey yok. King Bey suçluları gizlemekle falan uğraşmıyor. Olay örgüsü o kadar merak uyandırıcı ki devamlı okuyorsunuz. Olaylar bir Holly'nin bir de Harris çiftinin bakış açısıyla yazılmış. Heyecan dorukta ilerliyor. Aynı zamanda iğreniyorsunuz ve umut etmemeniz gereken şeyleri umut ediyorsunuz. Harris çiftinin yaptığı şeyler insanı yemek yemeye tövbe ettirir. Ciddi söylüyorum. Bu kitabı diyet amaçlı da kullanabilirsiniz bence, faydası olacaktır. Kitapla alakalı ne çıkarımda bulunabilirim bilmiyorum. Ama insan bedenine saygı duymak ve beklenmeyecek olan her şeyi bekleyebileceğimi rahat bir şekilde görmemi sağladı. Birine "Bu yapamaz, yaşı elvermez," falan demeyeceksiniz. Valla buzdolabında parfe olursunuz. King zaten kitabın sonunda yazar notu olarak bu fikri nereden aldığını da söylüyor. Abimin gazete yazılarına bakıp "Bunu
HollyStephen King · Altın Kitaplar · 2024553 okunma
Babil veya Şiddetin Gerekliliği
8/10
·664 syf.··
Beğendi
·
2024 50. kitabı
R.F. Kuang... Karmaşık bir kadın. Derin bir düşünür ve sistematik bir yazar. Kendisinden okuduğum dört kitaptan rahatlıkla çıkarabileceğim bir sonuç. Bu kitabı henüz çevirisi yapılmadan okumaya niyetlenmiştim ancak gerek dili gerek konusu nedeniyle beni boğmuştu. Anadilimde daha rahat okuyabileceğimi düşündüğüm için çevirisini aldım ve pişman değilim. Babil'i bitirmek kolay değildi. Oldukça ince bir olay örgüsü var. Derin konular işliyor ve ele alındığında anlamak istiyorsunuz. Öncelikle Robin, ana karakterimiz, küçük yaşlarda Kanton'dan alınıp Londra'ya getirilen bir Çinli. Dile karşı bir yatkınlığı var ve Profesör Lovell tarafından da bu yönü keskinleştirilerek Oxford'a getiriliyor. Robin'in yetişme tarzı çok can sıkıcı. Asıl adını asla öğrenemiyoruz. Bence olaylar burada kendini ele veriyor zaten. Çince ismi, İngilizler telaffuz ederken zorlanabilir diye ondan kendine yeni bir isim seçmesini istiyorlar. Bir kere burada kendini kaybetmeye başlıyor. Derken yıllar ilerliyor ve Robin, Babil'e girebilecek kadar yetiştiğinde kendi gibi olan insanlarla karşılaşıyor. Rami, Victoire ve Letty. Bu grup birbirlerine destek oluyor ve sırlarını paylaşıyorlar. İngiltere'ye getirilmiş 'yabancı'ların İngilizler tarafından sömürülmesi ve ne kadar asimile edilirlerse edilsinler asla bir ırka dahil olamayacaklarını bilmeleri üzerine eğilmiş bir roman. Irk, din, dil ve cinsiyet ayrımcılığını açık bir şekilde işliyor. Kesinlikle zorlandığım bir roman oldu. Başlarda kelime etimolojisinden zevk alıyordum çünkü okurken aynı zamanda öğreniyordum. Ama sayfalar ilerledikçe bu etimolojiler kitabın konusunun ilerlemesiyle kararmaya ve beni boğmaya başladı. 650 sayfalık bir kitap beni yormazdı ama Babil beni inanılmaz yordu. Romanı sevip sevmediğimi bilmiyorum. Kitabın içinde kendimi
BabilR. F. Kuang · İthaki Yayınları · 20241,920 okunma