Dilara

Snowglobe İnceleme
5/10
Snowglobe distopya türünde yazılmış hızlı ve kolay okunan bir kitap (çevirisi nasıl bilmiyorum ben ingilizce okudum). Öncelikle distopya en sevdiğim türlerden biridir bu yüzden kitaba heyecanla başladım ve yarısına kadar da beklentilerim yüksekti. Dünyayı ve olay örgüsünü merak ediyordum. Ama tam da okumaktan zevk alacağımı düşündüğüm yerlerde zaman atlamaları, kısa ve geçiştiren bölümlerle karşılaştım. Yapılmaya çalışılan ters köşeyi tahmin etmemiştim, çok kötü değildi ama okuduğumda şaşırmadım. Kitabın sonu da oldukça tahmin edilebilir ve yine yüzeyseldi. Kısaca bana bu kitap bir özet yada bir deneme gibi hissettirdi, ana hatlarıyla bir potansiyeli olsa da tam yazılamamış, detaylandırılamamış hissi verdi. Kısa ve hızlı okunan bir kitap, başlarda da bende bir merak uyandırmıştı bu yüzden yarım bırakmadım, okuduğuma pişman değilim ama okumasam da olurdu. İkinci kitabını okuyacağımı sanmıyorum. Spoiler içerir! Kitabı beğenmediğim için spoiler içeren bir inceleme yazıyorum, tam olarak hoşuma gitmeyen şeyleri açıklayabilmek için. Ana karaketerimiz kar küresine yerleşip Haeri rolüne bürününce başına gelecekleri ve bir yandan da onun ölümünün sebebini araştırmasını okuyacağımı zannetmiştim. Hatta geçit olarak kullanılan aynaları ve Bonhwe ile gizli yakınlıklarını okuduğumda bunları keşfedecek, kimseye farkettirmeden Haeri'nin ve kar küresinin bilinmeyen yüzünü öğrenecek diye düşünmüştüm. Ama bunlar ya hiç değinilmemiş yada o kadar yüzeysel yazılmıştı, o kadar hızlı geçiştirilmişti ki.. Haeri olarak yaşamaya başladıktan sonra daha dünyaya alışamadan bir anda 100 gün ileriye atladık ve bir komploya kurban gidip kendimizi dışarıda bulduk. Ayrıca yıllarca sessizliğini bozmadan yaşamış ve birçok şeye göz yummuş olan Hyang, nasıl oldu da bir iki konuşma sonrası bütün
SnowglobeSoyoung Park · Yuzu Kitap · 2024336 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
8/10
·384 syf.··
Beğendi
·
2022 6. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 04 Mart 2022 12:28
Bu kitap bir süredir aklımın bir köşesinde duruyordu, kapağı, adı, konusu beni çekmişti ama bazı kötü yorumlar hemen başlamamı engelledi. Tekrar denk gelince başlayıp kendim değerlendirmeye karar verdim, iyiki de başlamışım. Kesinlikle başından sonuna kadar gizemini korumayı başarmış, hatta giderek dozunu artırmış bir kitap "the inheritance games". Kitabı bitirmeme rağmen hala aklımda bir soru kaldığı ve kitabın sonu da yeni bir oyunun başlayacağının sinyallerini verdiği için ikinci kitabı da okumayı düşünüyorum. Gereksiz ve sıkıcı diyaloglara, olaylara, detaylara yer verilmemiş kitapta, ve bu da haliyle onu çok sürükleyici kılmış. Mekanlar, ipuçları, şifreler, bilmeceler ve olay örgüsü oldukça başarılı ve zekice tasarlanmış. Tek eleştirim karakterler üzerine, hem ana karakter hem de yan karakterler bence yeteri kadar detaylı anlatılmamışlar. Ama daha derine inmek kitabın sürükleyiciliğini olumsuz etkileyebilirdi, bu yüzden belki de gayet yerinde bir anlatımdır. Zaten eksikliğini de hiç aratmıyor kitap. Ana karakterimizin adı Avery, ablasıyla yaşayan, maddi durumu kötü, başarılı bir lise öğrencisi kendisi. Bir gün ölen Tobies Hawthorne'un (ünlü milyarder) vasiyet okunmasına çağrılıyor ve gizem başlıyor. Bu adamla daha önceden tanışmamış olmasına rağmen, neredeyse bütün miras ona kalıyor ve Avery bunun nedenini araştırmaya başlıyor. Tobies Hawthorne'un 4 torunu var, Nash, Grayson, Jameson ve Xander. Hepsinin farklı karakterleri var, birisi Avery'den şüphe ediyor, başka birisinin mirasta gözü yok, diğeri bilmeceleri onunla çözüyor vs. Avery gizemin peşinden koşarken aynı zamanda avukatlar, bodyguard, çalışanlar, tonlarca para ve medya ilgisinden oluşan bu yeni hayatı ve dev gibi gizli geçitlerle dolu malikaneyi keşfetmesini de okuyoruz. Özetleyecek olursam,
Gizem
The Inheritance GamesJennifer Lynn Barnes · Little, Brown Books for Young Readers · 20201,046 okunma
8/10
·383 syf.··
Beğendi
·
2022 3. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 15 Şubat 2022 00:00
Öncelikle kitabı sevdim, ikincisini dört gözle bekliyorum. Birçok fantastik kitabın aksine aşırı maceralı, savaşlı ve koşuşturmayla geçen bir kitap değildi. Bunların yerine karakterlerin kişilikleri, nasıl bu hale geldikleri yani onları onlar yapan olaylar (geçmişleri), yetenekleri, onları nasıl kullandıkları, birbirleriyle zaman içinde kurdukları bağlar derinlemesine anlatılmış. Ama bu asla sıkıcı demek değil, okumaktan çok zevk aldım. Her karaktere ayrı özen gösterilmiş.Bütün karakterleri, distopik evreni, ve olayların temelini oldukça iyi anlatıyor ve bence büyük olay ve maceralara zemin hazırlıyor bu ilk kitap. Ayrıca distopik evrene ait bir sürü kafa karıştırıcı, bilinmeyen kelime yoktu, anlaması kolaydı. Fantastik seven sevmeyen herkese tavsiye ederim. Konusuna gelecek olursak, 6 tane ana karakter var ve kitap onların bakış açılarından anlatılıyor. Kitabın başında Atlas "the caretaker" hepsine ayrı ayrı gidip bir davetiye veriyor, bir fırsat olduğunu söylüyor ama başka açıklama yapmıyor. Alexandria kütüphanesi başka hiç bir yerde olmayan çok önemli bilgileri barındırıyor ve her yıl en yetenekli ve eğitimli 6 medeian seçilip iki yıllık bir eğitim görüyorlar topluluğa katılabilmek için. Bunun ilk yılının sonunda biri eleniyor ve ikinci yıla beş kişi devam ediliyor. Kitaptaki ana soru bu, kim elenecek? İlk kitap sadece birinci yılı kapsıyor ve sonlara yaklaştıkça beklenmedik olaylar oluyor, çok daha gizemli ve eğlenceli bir hale geliyor. Ana karakterlerimiz Libby, Nico, Reina, Tristan, Parisa ve Callum. Yeteneklerinden ve karakterlerinden bahsetmek isterdim ama bence hepsi kitabı okurken keşfedilmeli. Çok sayıda olmalarına rağmen hepsini tam anlamıyla tanıdım, hayatlarında değer verdikleri insanlar, geçmişlerinde yaşadıkları olaylar çok iyi yansıtılmış, hepsinde
Fantastik
The Atlas SixOlivie Blake · Independently · 2020787 okunma