Dilara

You can't help someone find their way if they won't admit they're lost.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
I've always loved listening to the way different people speak, it can tell you so much about them. I don't just mean accents, I mean everything: the tone, the volume, the speed, as well as the language. The words they choose to use, and how and when and why they say them. The silences between the sentences, which can be just as loud. A person's voice is like a wave - some just wash right over you, while others have the power to knock you down and drag you into an ocean of self-doubt.
Gök o kadar yıldızlı, öyle açıktı ki, insan başını kaldırınca ister istemez ,"Şu göğün altında çeşit çeşit hırçının, huysuzun bulunması mümkün mü?" diye sormaktan kendini alamıyordu.
"Zaman yaşamın kendisiydi, ve yaşamın yeri yürekti. İnsanlar zamandan tasarruf ettikçe, zaman azalıyordu."
"Bak Momo" derdi, "Ne oluyor, biliyor musun? Bazen önüme upuzun bir cadde çıkıyor. Öyle uzun ki, insan bunun sonu gelmez sanıyor." Beppo bu. Bu kadarcik laftan sonra bile önüne bakarak bir süre susar, sonra devam ederdi: "O zaman acele etmeye başlıyorsun. Gittikçe daha çabuk.. Her seferinde önüne baktığında yol kısalır gibi olmuyor. Daha hızlı, daha gayretli, daha korkulu çalışıyorsun; sonunda nefesin kesilip güçsüz kalıyorsun. Ve cadde önünde upuzun duruyor. İnsan böyle yapmalı,'' Susup, biraz daha düşündükten sonra sürdürdü konuşmasını: "Caddeyi bütünüyle görüp düșünmemeli. Hep bir sonraki adımı, bir sonraki nefesi ve bir sonraki süpürgeyi... Ve hep bir sonra geleceği... O zaman zevkli olur. Önemli olan işini iyi yapmaktır. Ve öyle yapmak gerekir." Beppo için bu kadar laf çok fazlaydi. Uzun bir süre susup ancak öyle bașlardı yeniden konuşmaya: "Bir de bakarsın ki, adım adım bütün yolu bitirmişsin. Nasıl olduğunu anlamadan ve yorulmadan." Başını önüne eğer sözünü noktalardı: "Önemli olan da budur."
Sayfa 34·Kitabı okudu