Valla ne yalan söyleyeyim, sevgili yazarımız bu kitapta da yapmış yapacağını.
Başrolümüz Aimee tam bir "ne idüğü belirsiz" karakter; kadın hem ünlü bir oyuncu hem de geçmişi karanlıklar içinde.
Kocası bir gün hop diye ortadan kaybolunca olaylar öyle bir sarpa sarıyor ki, okurken "Hadi canım, bu kadar da olmaz!" diyorsun.
Kitap resmen iki farklı koldan ilerliyor: Bir tarafta Aimee’nin bugünü, diğer tarafta geçmişteki o travmatik çocukluk hikayesi.
Eğer son ana kadar "Katil kim, kim yalan söylüyor?" diye kafa patlatmayı seviyorsan bu kitap tam senlik. Ama baştan uyarayım, kurgu biraz sert; yani öyle pembe dizilerdeki gibi tatlış sırlar bekleme, bayağı karanlık sularda yüzüyoruz. ;)
!!!! (+18 Uyarısı)
Şimdi gelelim zurnanın zırt dediği yere...
Bu kitap kesinlikle herkesin harcı değil. Özellikle 18 yaş altı arkadaşlarımız bence başka kitaplara yelken açsın, çünkü içerik bayağı bir ağır ve rahatsız edici sahneler barındırıyor.
Eğer öyle aşırı hassas bir bünyen varsa, şiddet ve istismar konuları seni darlıyorsa hiç bulaşma derim; gece uykularını kaçırmanın lüzumu yok. ;)
Ama "Ben psikolojik gerilimin dibine vururum, ters köşe yapılınca da keyif alırım" diyorsan, Alice Feeney seni o meşhur finaliyle nakavt etmeye hazır bekliyor. Vesselamm…