İnsanlarla muhabbet etmek istemeyince kitaplarla konuşmak çok daha iyi geliyor 2 gündür kitabın sonunu getirdim on bir gündür yavaş yavaş ilerlerken aldı beni içine roman .
Bu iki ırmağın kavuşma hikayesi ,ama bu iki ırmak çeşit çeşit zorluklardan ,savaştan, göçten,gurbetten yokluktan zorluktan geçti.
Bu iki ırmak Zehra ile Setterhan.
Zehra diyordu ya İsmail'e benzeyen her erkek iyidir diye. İsmail düşmanla savaşamadan ölmekten korkan yalnız başına hastanede vefat eden içli İsmail.Koca yürekli Büyükhanım ne zordur hayat yuvanı ,ömrünü ,yaşanmışlıkları geride bırakıp yavruları için güçlü kalmaya çalışan bir kadın ana.
"Dünya bir ırmaktır, biz dışarıdayız bu ırmaktan, ırmağa düşen gölgemizdir ancak."
Bu aralar sıkça düşünüyorum bunu dünyanın eğlencesine, oyunun içine kaptırmazsanız kendizi bizim dünyada ne işimiz var diye soruyorum burası doyumluk bir yer değil tadımlık burası memleket de değil göç yolu ve en sonunda öleceksek niye bunca sevinç acı hüzün sevgi yaşıyoruz ki.(Cevap :Mülk Suresi 2.ayet)Bu dünyayı memleket edinmek istedikçe uzaklaşıyor bizden bir türlü sığamıyoruz acıyla, ölümle,zorluklarla sevdirmiyor da zaten kendisini.
Ocağın başında anneannemi kaybetmiştik 2 gün de refakatçi etmiştim o anlar kafamda canlanıyor, fotoğraflarına bakıyorum o da benim gibi genç oldu, yetişti evlendi çocuk çoluğa karıştı ve hayat başladığımız yere toprağa geri döndü.
**
"Kimdir haftalardır fotoğraflarına baktığım bütün bu insanlar? Bu suretler nedir? Hepsi sonsuzlukta birer gölge. Ve ben, ne aradım yüzlerinde?
Hiçbiri yaşamıyor bugün bunların. Onca hareket, hayat, maceradan eser yok şimdi. Göz göze geldiğim bunca insandan hiçbiri sağ değil. Hepsi kendi hikâyelerini yaşadılar. Dünya ålem perdesi üzerine az ya da çok gölge salarak kendilerine biçilen rol ve zaman içinde
Yine ateş düştü vatanımıza öldükten sonra tekrar dünyaya gelip ölümü tatmak isteyen tek kişi şehittir.Bu vatan için ne bedeller ödendi, ödeniyor.🇹🇷🇹🇷🇹🇷