Biricik 1000K ailem bugün benim doğum günüm.
Bugün, takvim yapraklarının sıradan bir değişimi değil; içimde sessizce duran zamanın bana göz kırptığı bir gün. Doğum günü denilen şey, yalnızca bir yaş daha almak değil; geride kalanların ağırlığını, kalanların ihtimalini avuç içinde tartmak. İnsan bugün anlıyor ki yaşamak, sadece nefes almak değil; bazı günleri taşımak, bazı geceleri geride bırakmayı öğrenmekmiş. Her yıl, içimizden bir şey eksiliyor sanırken, aslında başka bir yerden çoğalıyoruz.
Hayat, bize her zaman nazik davranmadı. Ama yine de yürüdük. Kırıldığımız yerlerden insan olduk, sustuğumuz anlardan bilgelik devşirdik. Bugün geriye bakınca görüyorum: Kaybettiklerim beni ben yapan boşluklardı; vazgeçmediklerim ise hâlâ ayakta durmamın sebebi. Yaşamak, başımıza gelenleri seçememek belki ama onlarla neye dönüştüğümüzü seçebilmekti.
Bu doğum gününde kendime bir dilek tutmuyorum. Çünkü artık biliyorum; dilekler gökyüzünden değil, insanın kendi cesaretinden doğuyor. Bundan sonra hayatla pazarlık etmeyeceğim. Olduğu gibi seveceğim, acıysa acı diyeceğim, mutluluk geldiyse kapıyı kapatmayacağım. Yaşamak, her şeye rağmen “buradayım” diyebilmekmiş. Bugün kendime bunu söylüyorum:
Buradayım. Ve bu, sizlerle kutlamaya değer.