Naz bahçekapılı

Naz bahçekapılı
@n_zmlo
Kapakları birer kelebek kanadı gibi çırpınan bu gözler, bu biraz aşağı sarkarak titreyen dudak ve bu bir çiçek kadar taze yüz ona müthiş bir hüzün verdi. Göğsü daralıyordu. Bilinmeyen bir yerden bir felaketin geleceğinden eminmiş gibi onu kendine çekerek sımsıkı sarıldı.
Sayfa 143
Reklam
Yusuf, onu her hatırladıkça tekrar üzülüyor ve halledilmemiş bir ukdenin peşinde koşan dimağının artık yorulduğunu hissediyordu.
Sayfa 142
Bu saatlerin bir daha geri gelmeyeceğini, karanlık bir his, ikisine birden tekrar edip duruyor ve aynı zamanda, saadetlerinin gölgesiz olması için, dimağlarının bu andan başka hiçbir şeyle meşgul olmaması lazım geldiğini onlara fısıldıyordu. İkisi de ne bir saat önceyi, ne bir saat sonrayı düşünüyorlardı. Bütün hislerden ve düşüncelerden daha kuvvetli olan ve insanı hayatında ancak birkaç defa idaresi altına alan tabii ve hakim bir duygu şimdi ikisini de avucunun içine almıştı.
Sayfa 129
Hayatının bütün hatıraları lüzumsuz ve manasızdı. Ömrünüm vakası olmasa da olabilir, hayatına her giren insan girmese de olabilirdi. Bütün mazisinde kendisine “ Ah, neden böyle yaptım?” veya “Ah, niçin şöyle yapmadım?” dedirtecek bir şey bulamıyordu; ve bu, ömrünüm pek tatlı geçtiğinden değil, sadece, ömrünün her kısmına şu an pek lakayt olduğundandı.
Sayfa 109
En küçük teferruatına kadar dimağına yerleşmiş olan bu hatıraları oradan çıkaramayacağını çabuk anladı, fakat üzerinde düşünmeyecek, muhakemeler yürütmeyecek kadar kendisine hakim oldu.
Sayfa 106
Reklam