Hepsinin haberi olacak tabii, laflamak için can atarak dükkâna üşüşecekler, "nasıl olmuş, nasıl olmuş" , bakkal tezgâhının önünde kuyruğa girecekler. Mevzuya dahil olma maksadıyla bir kilo elma, bir kalıp peynir... Heyecanlarını gemleyemeyecekler, annemle babamsa, hiçbir şey anlamıyor numarasına yatacaklar, "Başka bir arzunuz var mıydı?" Alkölün, sirkeye dönmüş ucuz şarabın iliklerini kemirdiği bütün müşteriler taşları kırık kaldırımda dikilip iki kelime kapmak için itişecekler. Kötü bir yerde büyüyen bir kist, bir ur, patlayan bir damar...