Nadiye

Puan vermedi·288 syf.··
2025 5. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Şubat 2025 12:00
Altı haftalık uygulama programının rehberi olan Bırak ve Rahatla; sizlere kontrol edemediğiniz duygularınızı, davranışlarınızın altında yatan asıl sebebi ve bunlarla nasıl başa çıkacağınızı anlatıyor. Açıkçası okumaya başlarken kitapta kendimden bazı yerler bulacağımı düşünmüyordum. Cümlelerin yarattığı etkiler bedenimde çığ gibi büyüdü ve kitap ona devam etmemi kendi sağladı. (Kişisel gelişim kitaplarını okurken pek sık karşılaşmam bu durumla.) Programı uygulamadan okuduğunuzda dahi zihninizde büyük bir bilinç değişimi oluşturacağını düşünüyorum. Zira bende öyle oldu. Başa dönüp uygulamak isteyeceğinizde de etkisini göreceğinize inanıyorum. Kitabın sonunda bu uygulamayı deneyen insanların da yorumlarını görebilirsiniz. Okuyacak olanlara şimdiden keyifli okumalar dilerim.
Bırak ve RahatlaAdem Güneş · Timaş Yayınları · 20192,502 okunma
Reklam
7/10
·200 syf.··
2025 2. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 28 Ocak 2025 18:51
Zamanda yolculuk yapabilseydiniz kiminle buluşmak isterdiniz? Epey düşündürücü bir soru ile okuyucuyu kendine çeken bu kitap, bizlere zamanın o anda kıymetli olduğunu ve onu cesurca yaşamamız gerektiğini anlatıyor. Tokyo'nun ara sokaklarında bulunan yüz yıllık, bodrum katındaki bir kafe ve bu kafenin kendine özgü kuralları ile geçmişe yolculuk yapabiliyorsunuz. Ancak bu yolculuktan önce ve yolculuk sırasında uymanız gereken bazı(!) kurallar var. • Geçmişe gidip buluşmak istediğiniz kişinin daha önce o kafede bulunmuş olması gerekiyor. • Ne yaparsanız yapın şimdiki zamanı değiştiremiyorsunuz. • Yolculuk yapmak için kafede bulunan bir müşterinin(!) sandalyesinden kalkmasını beklemeli ve oraya oturmalısınız. • En önemlisi de süreniz başlarken servis edilen kahve soğuyana kadar geçmişte kalabilirsiniz. Vaktinden önce dönmek zorundasınız. "Bu şartlar altında insan geçmişe gidip ne yapabilir ki?" diye düşünerek okumaya başladım ve beklediğimin aksine, aslında insan hayatında pişmanlıklarının ne kadar önemli olabileceğini bana gösterdi. Karakterlerin hayatlarındaki insanlarla olan sorunları, pişmanlıkları veya cesaretsizlikleri nedeniyle geçmişe döndüğünü ve şimdiki zamanın düzelmese bile duygularının pozitif yönde düzeldiğini ve anlaşmazlıkların çözüldüğünü okurken aslında bir nevi vicdan rahatlatma olarak gördüğüm noktalar da oldu. Sonu düşünülmeden yapılan ya da söylenen sözlerin bir zaman sonra pişmanlık adı altında vicdan muhasebesi uzun sürüyor ve keşkelerle yaşıyoruz. "O anda yapılması gereken şeylerin yapılmayıp telafisi olsaydı nasıl olurdu?" diye düşündüren bu kitap, bence kıymet bilinmesi açısından güzeldi. Japon edebiyatını seven biri olarak her zaman söylerim ki anlatım dilinin sadeliği ve hikayelerin dinginliği bana mola gibi geldi. Okuyacak olanlara
Kahve Soğumadan ÖnceToshikazu Kawaguchi · Epsilon Yayınevi · 202110bin okunma
Puan vermedi·136 syf.··
2025 1. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 20 Ocak 2025 22:25
Bir resim sergisini gezip ressamın fırçasının ardındaki hikayeleri dinledikten sonra karşıma çıkan bu kitabın bir tesadüf olmadığını düşünerek aldım ve okumaya başladım. Van Gogh'un eserlerini yıllarca bilip, severken hakkında hiçbir şey bilmememi de ayrıca garip buldum. Ne var ki internette araştırma yapıp bilgi edinmeye çalışsam bu kadar değerli bir bilgi alamazdım diye düşünüyorum. Çünkü hiçbiri ressamı mektuplarından tanımanın ve eserlerinin ortaya çıkış zamanlarında yaşadıklarını birinci ağızdan okumanın yerini tutamazdı. 37 yıllık yaşamında kardeşi Theo'ya yazdığı mektuplardan Van Gogh'un yaşamında maddi sıkıntılardan geçtiği anlaşılıyor. Theo'nun bu zaman zarfında abisine devamlı olarak yardımda bulunması, zannediyorum ki abisinin yaşamını daha yaşanılabilir kılmış. Mektuplarında tablolarının çizimi ardındaki yaşamı ve tablolarının betimlemeleri bulunuyor. Bu sayede ressamın eserlerine eskisi gibi bakamıyorsunuz. Yaşadığı yıllar içerisinde eserlerine rağbet olmamasını okurken şimdilerde olsa, ne kadar ünlü olduğunu ve eserlerinin değerinin ulaştığı noktayı görse nasıl olurdu diye düşünmeden edemedim. 2 Mayıs 1889'da (vefatından bir yıl önce) "Hayatta bir baltaya sap olmadım." diyor. Bu cümleden sonra eserlerinin zamanla değerlenmesi ve hiçbirini görememiş olması içimde büyük bir burukluk oluşturdu. İçinde bulunduğu durumu göz önünde bulundurarak hiçbir zaman çizmekten vazgeçmemesi ayrıca ilgimi çekti. İnandığı yolda devam ederek bir gün başaracağını biliyordu ve başardı da. Yalnızca o göremedi..
Theo'ya MektuplarVincent Van Gogh · Remzi Kitabevi · 20188,2bin okunma
10/10
·438 syf.··
2024 37. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 05 Aralık 2024 16:57
Kitabımız Çukurova'da yaşayan İnce Memed ve köylülerin Abdi Ağa'nın zulümlerine maruz kalmalarını anlatarak başlıyor ve o zamanlarda çocuk olan İnce Memed, zamanla büyüyüp yiğit bir delikanlı oluyor. Oluyor olmasına da bu zaman öyle kolay geçmiyor. Gelgelelim İnce Memed'in sevdiği kız olan Hatçe'yi, Abdi Ağa yeğeniyle nişanlamak isteyince, İnce Memed devreye giriyor ve tüm köylere destan olup, dilden dile dolaşan İnce Memed'in hikayesi de böyle başlamış oluyor. Öylesine yaşadım ki bu kitabı beni aldı Çukurova'ya götürdü ve orada da bıraktı. Memed'in eşkıya olmasını başta sevmesem de sonradan "Helal be!" diye diye okudum. Hayatımda bu zamana kadar hiçbir kitapta bu kadar da heyecanlanmamıştım ve başlarken bu kadar seveceğimi bilseydim tüm seriyi aynı anda alırdım, biraz da pişman oldum açıkçası. :') Ah Memed, İnce Memed.. Öyle güçlü bi kalbin vak ki zulme hiçbir zaman göz yummadı ama yüreğinden de az yara almadı.. Şimdilik hoşçakal, sonra tekrar geleceğim...
İnce Memed 1Yaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202374,3bin okunma
10/10
·216 syf.··
2024 35. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Kasım 2024 22:07
Çok sevdiğim yazarın, çok merak ettiğim ve bu kadar geç okuduğum için de kendime epey yakındığım bir kitabıydı. Sonunda okudum. :) Satırları okurken Mehmet değil ben sakatlandım resmen, o denli etkilendim. Mehmet'in iç dünyası ile yaşadıklarını öylesine sahiplendim ki bitince uzun süre kitaptan başımı kaldıramadım. "Kendime rastlayacağıma emin olduğum o kitap" demiştim başlarken, öyle de oldu. Birçok alıntı yaptım, birçok yerde durup öylece cümleleri seyrettim ve düşündüm. Yazarın kitaplarını, diğer kitaplardan ayıran en sevdiğim özelliğini de söylemek isterim; cümle yapılarının kendine has bir şekilde bir örüntü yakalaması ve bunu okuyucuyu hiçbir şekilde sıkmadan yapması. Bu nedenle kelimeler öylece akıp gidiyor ama etkisi de uzun süre kalıyor. Kitabı anlatmayacağım, gidin okuyun. Ben çok sevdim. Bence siz de seversiniz. Okuyacak olanlara şimdiden keyifli okumalar.
Mehmet'i Sakatlayan Serçe ParmağıGüray Süngü · Dedalus Kitap · 2015805 okunma
Reklam