Antalya’ya aşık bir Antalyalı olarak ilk kısım su gibi akıp gitti. 1980 Antalyasını görmemiş olabilirim ama 1990 sonrasını çok iyi hatırlıyorum. Çocukluğumun geçtiği yerler, en yakın arkadaşımla gittim Çağlar pastanesi, her fırsatta gittim Tophane ve sokaklarında kaybolmayı sevdiğim Kaleiçi… Kitabın içinde geçen sevdiğim şarkılar ve yeni öğrendiğim şarkılar. İkinci kısım ise pek akıcı değildi. Sonunun tahmin edilebilir bir şekilde olmasını da beğendiğim söylenemez.
Unutma Beni Apartmanı ve Rüyalar Anlatılmaz’dan sonra Saklı Bahçeler Hatırası’nı okuyunca aynı hissi yaşadım. Nermin Yıldırım geçmişle bugünü birbirine anahtar kilit ilişkisi gibi bağlıyor. Bu bağ çok iyi kurgulanmış ve Nermin Yıldırım bunu çok iyi yapıyor. Anlatımı öyle güzel ki kitabın içinde siz de yaşıyorsunuz. Rıdvanla bir olup gizemli mektupların sırrı hakkında kendi teorilerinizi türetiyorsunuz. Yine çok keyifle okuduğum bir kitap olmuş.
Bir çok kişiden adını duyduğum bir kitaptı. Belki de bu yüzden beklentim biraz yüksekti. Alex klasik bencil erkek profili çiziyor. Sonja ise hayallerinden vazgeçen kadın.Aralarındaki ilişki ilk başladığı anda bende “bir yerlerde yanlış var” hissi uyandırdı. Alex’in hatalarını masumlaştırmak için de Alman kadınlarının soğukluğu klişesini ve Sonja’nın Alex’ten daha başarılı ve idealist olmasını kullanılması da bana fazlasıyla sıradan geldi.
Yedi YılPeter Stamm · Nebula Kitap · 2018521 okunma
Nermin Yıldırımın ilk okuduğum kitabı. Süreyya’nın hikayesiyle birlikte Türkiye’nin gerçek tarihinden kesitlerin olması; Süreyya’yı benim için gerçek kıldı.