Büyük Osman paşa askerinle binler yaşa Gerçek tıpkı ışık gibi,insanın gözünü kör eder.” Serdar ZAMAN Sıla Zaman Gerçek bir nurdur kimi insana Gönül köprüleri kurar Tunadan Viyanaya Bazen bir tebliğ bazen hakikattir anlayana Büyük Osman paşa askerinle binler yaşa Düşman Tuna'yı atladı Karakolları yokladı Osman paşanın kolunda toplar patladı İyiler güzel amel sahibleri alır mükâfatı Büyük Osman paşa askerinle binler yaşa Osman paşa binler yaşa askerinle Ben kurbanım gerçeği söyleyen dillere Bir destan yazdık plevnede malazgirtte Cenabı Hakkı zikrettik koşuyoruz zafere Osman paşa Ya Hak diyip vurdu kılıcını Kendi öldü Osman paşa namı kaldı Batıl olana Tuna Nehri açarmı kollarını Büyük Osman paşa askerinle binler yaşa Kul Nefsani derki fatihalar okuyalım Şanı büyük o zaferlerimizi bizlerde analım Hak yoldan gerçekten ayrılmayalım
Şiir
Kurban olam kalem tutan ellere Dertli dertli nağme çalan tellere...
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Mevla Görelim Neyler, Neylerse Güzel Eyler.
Musibetler üstüme yağsa da, her biri ayrı bir nağme… Biri gamın sesi, biri sabrın tınısı, biri de ümidin melodisi. Hepsi birleşince hayatımda bir senfoni oluyor. Benim vazifem bu senfoniyi dinlemek, içindeki güzelliği fark etmek. Bir gün sınav kaygısı içimde davul gibi gürler, ertesi gün annemin duası ince bir ney sesi gibi ruhumu okşar. Bir başka zaman yalnızlık keman teli gibi içimi titretir, ama ardından dost sohbeti tambur gibi içime huzur salar. Hepsi bir araya gelince bana şunu hatırlatıyor: “Mevlâ görelim neyler, neylerse güzel eyler.” Risale-i Nur’un diliyle baktığımda, musibetler bana aslında bir pencere açıyor. O pencereden bakınca görüyorum ki, her şey Kadîr-i Rahîm’in mülkünde cereyan ediyor. Benim görevim cefâsını değil, safâsını çekmek. Yani sıkıntının içindeki hikmeti görmek, acının içindeki rahmeti sezmek. Hayatın melodisi bazen hüzünlü, bazen neşeli; ama her hâliyle Allah’ın kudretini ve rahmetini hatırlatıyor bana. Ben de bu melodiyi dinlerken, kendi imtihanımı bir beste gibi kabul ediyorum. Çünkü biliyorum ki, her nota beni olgunlaştırıyor, her tını ruhuma yeni bir derinlik katıyor.
Duygu ve Düşünce
Yolver Kurban ol selam ver Türk bayrağına Hasretinle yandı kalbim, tütüyor duman gibi, Gözlerimin yaşı akar koca bir umman gibi. Ebuzer Özkan Azerbaycan ve Türkiye iki candır Çırpınırdı karadeniz işte bu hasreti anlatir Azerbaycan-Türkiye dostluğu Dinmez gözlerimizin yaşı buğusu Gözlerimizin yaşı akar koca umman gibi Mümin müminin kardeşidir İnsan gardaş dediği ile omuz omuzadır İnsan kardaşı ile tek saf olur İşte Azerbaycan ve Türkiye Bir millet iki devlet sevinçte ve kederde O göklerin ve yerin Rabbidir Dağlar önünde diz çöker o tektir ve birdir Ahmet Cevat yazdı aşkın kalemi ile Çırpınırdı Karadeniz oldu ilahi bir nağme Osmanlının en buhranlı dönemleri Bir yanda balkan savaşları Bir yanda halkımızın yaptığı fedakarlıklar Ve Ahmet Cevat rahmet okudu şehitlere Dediki bu şiir Türk milletine armağandır Yazıldı Kars Erzurum Azerbaycan için O gökleri ve yeri ayakta tutan Rabbimizdir Çırpınırdı Karadeniz ölümsüz bir şiirdir
Şiir
Bir düşünelim; bundan dört yüz yıl öncesine kadar Salat-ı Ümmiye'yi yahut şu mübarek günlerde okuduğumuz teşrik tekbirlerini Itri'nin bestesiyle okumuyorduk. Türklerin İslami sanatlarının her alanında olduğu gibi kıraatte de kendi üsluplarını aslına öylesine yedirmişler ki adeta başka bir nağme ile Salat-ı Ümmiye veya teşrik tekbiri getirilmez olmuş. Itri'nin de içine doğacağı revnaklı şehrin fethini unutmamak gerek.
Kâinat aşk ile gelmişti dile, bülbül şiir okuyordu bir gonca güle rüzgârın hıçkıran sesinde bile sevdanın nağme-i rebâbı vardı. Hüseyin Nihâl Atsız
1000Kitap