Doğan

Terk etmek zorunda bırakıldığı Yıldız Saray'inda akla ziyan işler oluyordu.Yeni hükümet eski Sultanının alti bin adamini tutuklamış, bütün mallarına el koymuş, harem ağası Cevher, Galata Koprusu'ndeki bir elektirik direğine asılmış, meftaya gündüz feneri adını takan halkın düşenlere karşı ne kadar zalim olduğunu ortaya çıkarmak istercesine günlerce Halic'in hafif ruzgarlariyla sallanmış durmuştu.
Sayfa 59
Kitap Alıntısı
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Topkapı Sarayi'nin bulunduğu sahilin adı olan "Sarayburnu" bile insanın başını belaya sokacak bir yerdi. "Sarayönü" gibi yeni bir tarif bulmak gerekiyordu.
Sayfa 55
Kitap Alıntısı
Titrek elleriyle hemen bir tane sardı, derin mi derin bir nefes çekti ve bir boğayı bile sersemletecek kadar sert dumanla kendinden geçerek, gözleri zevkten kisilarak bir süre bu anın tadını çıkardı. Kıskanç bir sevgili gibi dumanı ziyan etmek istemeyerek uzun süre ciğerlerinde tuttuktan sonra burnundan, o dünyaca meşhur, bütün yabancı mizah dergilerinde çizilmiş o meşhur iri burundan, yani burn-u humayundan halkalar halinde saliverdi.
Sayfa 45
Kitap Alıntısı
Genç subaylar Albert Vandal adlı Fransız'in Abdulhamid'e taktiği "Kızıl Sultan" lakabını pek benimsemişti, her gün ölmesi için dua ettikleri en büyük duşmanlarini - bazen Fransızca Le Sultan Rouge olarak - bu isimle aniyor, ondan yıkıcı bir öfkeyle nefret ediyorlardı.
Sayfa 35
Kitap Alıntısı
Selanik şehrine adını veren prenses Tesaloniki yani Filip'in kızı da önce kraliçe olmuş sonra iki kız kardeşi gibi öldürülmüştü. Düşündükçe saray kütüphanesinde okuduğu az bulunur tarih kitapları aklına geliyor, zavallı Tesaloniki ile kendisi arasındaki ortak kadere daha çok inanıyordu.
Sayfa 24
Kitap Alıntısı