Her karar kaçınılmaz bir biçimde feragate yol açar: her evet için bir de hayır olması gerekir, her karar öbür seçenekleri safdışı bırakır ya da öldürür.
Ne olursa olsun, bütün bunların sonunda ölüm var. Bunu biliyoruz. Her şeyi bitirdiğini de biliyoruz. Avrupa'yı kaplayan, içimizden bazılarının hiç usundan çıkmayan mezarlıklar işte bunun için çirkin. Yalnız sevilen güzelleştirilir, ölümse bizi tiksindirir ve bıktırır.
Ağaçlar arasında bir ağaç, hayvanlar arasında bir kedi olsaydım, bu yaşamın bir anlamı olurdu, daha doğrusu bu sorunun hiç anlamı olmazdı, çünkü dünyadan bir parça olurdum. Bu dünya olurdum, oysa şimdi tüm yakınlık gereksinimimle onun karşısındayım.