Naile Sultan Öztürk

Dostluğumuz hayatımın en büyük neşe kaynağıydı. Ablam benim ruh arkadaşım, öteki ruhumdu. Sadece onunlayken tam olarak hür ve huzurlu olabiliyordum. Tüm gerçekleri sadece ona anlatabiliyordum.
Sayfa 92·Kitabı okudu
Edebiyat
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Belki de erkekler kendilerini önemli hissetmek için savaşa bel bağlıyorlardır, tıpkı politikaya da bel bağladıkları gibi, bel ki de şiddet ve yıkım ihtimali, normalde küçük gördükleri ev yaşantısında sathi bir çekicilik veriyordur. Bence kendilerini böyle önemli hissetme ihtiyacında olmayan ve bu horgörüyü paylaşma yan kadınlar genellikle savaşın erdem ve gerekliliğini anlayamazlar, ama onlar da bu sathi çekiciliğe kapılabilirler ve cesaretin güzelliğine bayılırlar.
Sayfa 90·Kitabı okudu
Edebiyat
Bu standarda göre liderlik kişisel çekicilik demekti, aktif zekā, sorumluluğun sorgusuz sualsiz üstlenilmesi ve tarif etmesi daha güç bir şey: adalet ile merhamet arasındaki süreğen gerilim, biri olmadan diğeriyle dengelenmeyen, o yüzden de tam olarak hiçbir zaman dengelenmeyen bir gerilim.
Sayfa 68·Kitabı okudu
Edebiyat
Pis köylüler," dedi Tib; ben de onları bir o kadar küçümsüyordum ama aynı zamanda bilinçli önyargının, insanın korktuğu şeyi aşağılamasının verdiği hafif, tatlı bir kendinden nefret hissi de vardı içimde.
Sayfa 67·Kitabı okudu
Edebiyat
Sanırım bizim mutluluğumuz onu mutlu ediyordu ve bizim gibi o da bu mutluluğun geçmişteki ve gelecekteki günlerle gölgelenmesini istemiyordu.
Sayfa 64·Kitabı okudu
Edebiyat