İnsanın yüreği anasının, babasının yarım kalmış hayalleri, atalarının hüzünleri, kalp kırıklıkları, kayıpları tarafından işgal edilebilir miydi acaba? Öyleyse şimdi, kendine ait olmayan bu duyguları yüreğinden ayıklayabilirse şayet, taze bir nefesle hayata yeniden başlayabilirdi.
Babası içedönük insanların en çok kış mevsiminde huzur bulduklarını söylerdi. Nasıl ki ağaçların gövdelerinin şekli şemaili yapraklarını, çiçeklerini, meyvelerini dökünce ortaya çıkıyordu, insan da ruhunun en derin katmanlarıyla kışın sessizliğinde buluşuyordu. Ne yazık ki milletin yaşamlarını kapı pencere önünde ikamet ettirdiği bu şehirde kış pek kısa sürüyordu.