Vergi ilginç bir meseledir. Hükümetlerin toplumu yönlendirmesinin ve kendi faaliyetlerini finanse etmesinin yollarından biridir, ikinciden ziyade birincisi geçerli olmak üzere. Uygarlık kadar eskidir. Devletin gücünün kadim bir tezahürüdür. Hem borç hem de para, bilhassa vergilendirmeyi mümkün kılmak ve düzenlemek amacıyla en eski şehirlerde icat edilmiş olabilir. Her ikisi de bir çeşit borç senedidir.
Biyosferin ihtiyaçlarımızı karşılama kabiliyetiyle uyum içinde sekiz milyar kişilik adil bir uygarlık; bu neye benzeyecektir? Hangi yasalar bunu yaratacaktır? Ve kitlesel bir yok oluşu önleyecek kadar hızlı bir şekilde oraya nasıl ulaşabiliriz?
Rantiye sınıfı bu projeye yardımcı olmayacaktır. Onlar bu projeyle ilgilenmiyorlar. Tam aksine bu proje onların yoğun direnişleri eşliğinde ilerleyecektir. Ölümüzü çiğnemeden asla, diyecektir bazıları Bu durumda, ötenazi tam da gereken şey olabilir.
"Rantiye sınıfı." Keynes bununla, başkalarının ihtiyaç duyduğu bir şeye sahip olan ve bunun kullanımı için ücret alarak para kazanan insanları kastediyordu: Bu, ekonomik anlamıyla ranttır. Rant, deger üretenlere değil, değerin üretilmesini ve el değişimini sömürenlere gider.
Götterdämmerung Sendromu, çoğu şiddet patolojisinde oldugu gibi, kadınlardan ziyade erkeklerde daha sık görülür. Genellikle narsistik öfkenin bir örneği olarak ele alınır. Bu duyguyu deneyimleyenler genellikle ayrıcalıklı ve unvan sahibi kişilerdir, ayrıcalıkları ve unvanları ellerinden alındığındaysa son derece öfkelenirler. Bu durumda hatalı olduklarını kabul etmek ile dünyayı yok etmek arasında bir seçim yapmak zorunda kalırlarsa -ki genellikle durumun buna indirgenmiş olduğunu hissederler- onlar için tek seçenek dünyayı yok etmek olacaktır, çünkü hata yaptıklarını asla kabul edemezler.
Narsisizm genellikle körelmiş bir hayal gücünün ve bir tür korkunun sonucu olarak görülür. Narsist için öteki ifade edilemeyecek kadar korkutucudur, bu nedenle narsistin bireysel ölümü gerçek olan her şeyin sonunu temsil eder, bunun sonucunda narsist için ölüm, ötekinin gerçekliğini ve dünyanın kendi bireysel sonunun ötesinde de devam ettiğini kabul eden insanlar için olduğundan daha korkutucu ve feci bir hal alır.
Gece gökyüzü bile, kendisinin dışında var olan dünyanın reddedilmesi-imkânsız kanıtını temsil ettiğinden, narsistleri korkutur. Narsistler bu sebepten ötürü iç mekanlarda kalma egilimindedirler, kendi duşüncelerinde yaşarlar ve karşılaştıkları herkesten ta at ve rıza talep ederler, onlar için herkes hizmetçi ya da hayalettir. Ve ölüm yaklaştığında, dünyanın olabildigince büyük bir kısmını yok etmek için ellerinden geleni arkalarına koymazlar.