Naile Sultan Öztürk

Ramas, marksizme inanmıştı. İnsanın bu inancı hayatıyla ödemek zorunda kaldığı zamanlarda komünist olmuştu.
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Fakat bu dava, bir zamanlar inanıp uğruna çok şey feda ettiği davayla aynı dava değildi.
Zayıflatma ile tam olarak neyin kastedildiği muğlaktı, böylece partinin hoşuna gitmeyen her eyleme uygulanabilirdi. Teröristlik suçlamasının söz konusu olduğu her durumda, müdafaa hakkının iptal edilip ölüm cezasının tek ceza olarak belirlendiğini içeren bir kanun.
....hayallerin, insanı meselenin özünden uzaklaştıran engeller olduğunu düşünüyordu.