Yokluk, yoksulluk dışında hiçbir şey canımı yakmamıştı. Kaldı ki yokluk ve yoksulluk zamanla en büyük hazinemiz olup hayatı, baktıklarımızı, gördüklerimizi daha derinden anlamlandırmamıza neden olacak bir zenginliğe dönüşüyordu. Yani sahip olamadıklarımızın acısını çekmektense sahip olduklarımızın keyfini sürmeyi öğreniyorduk. Hayat böyle kolaylaşıyordu ve buna tokat dahil değildi.