Naile Sultan Öztürk

Rahatlatma ile besleme arasındaki fark şudur: Eğer karanlık bir dolapta tuttuğunuz için hastalanan bir bitkiniz varsa ve ona yatıştırıcı sözler söylerseniz, bu rahatlatmadır. Eğer bitkiyi dolaptan çıkarıp güneşe koyarsanız, ona içecek bir şeyler verirseniz ve sonra onunla konuşursanız, işte bu beslemedir.
Sayfa 357·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Eğer çocuklarımızı istismar etseydik, Sosyal Hizmetler Görevlileri kapımızda beliriverirdi. Eğer evdeki hayvanlarımızı istismar etseydik, Hayvanseverler Derneği gelir ve bizi alıp götürürdü. Ama kendi ruhlarımızı aç bırakmakta ısrar etmemiz halinde bize müdahale edecek ne bir Yaratıcılık Devriyesi ne de Ruh Polisi vardır. Sadece biz varız. Ruhsal Benlik'i ve gözü pek animusu gözetecek olan yalnızca bizleriz. Onları haftada bir, ayda bir ya da hatta yılda bir sulamak ne büyük acımasızlıktır. Her birinin kendi günlük ritimleri vardır. Her gün bize ve yeteneklerimizin suyuna ihtiyaç duyarlar.
Sayfa 352·Kitabı okudu
Evleri, eşleri ya da çocukları için çok pahalı şeyler satın almak amacıyla hor gördükleri işlerde çok uzun saatler boyunca çalışan kadınlar gördüm. Bunlar küçümsenemeyecek yeteneklerini arkadaki ocağa atarlar. Yazı yazmaya oturmadan önce evdeki her şeyi temizlemekte ısrar eden kadınlar gördüm... elbette, ev temizliğinin tuhaf yanını biliyor olmalısınız... asla sonu gelmez. Bir kadını durdurmanın en iyi yoludur.
Sayfa 341·Kitabı okudu
Yaratıcı kompleksin en büyük sorunlarından biri mantıklı düşünmediğiniz, mantıklı hareket etmediğiniz, bugüne kadar yaptıklarınız mantıklı olmadığı ve bu yüzden başarısız kalmaya mahkûm olduğu için ne yaparsanız yapın hiçbir sonuç alamayacağınız yönündeki ithamıdır. Her şeyden önce, yaratmanın ilk evreleri mantıklı değildir; zaten öyle de olmamalıdır. Kompleks sizi bununla durdurmayı başarırsa, yenilirsiniz. Ona oturup sakin olmasını ya da siz işinizi bitirene kadar uzaklaşmasını söyleyin. Unutmayın, mantık gerçekten dünya için makul bir şey olsaydı, bütün erkekler eyerde yan otururdu.
Sayfa 341·Kitabı okudu
Mazeretler, kirlenmenin başka bir şeklidir. Kadın yazar, ressam, dansçılardan ve diğer tüm kadın sanatçılardan, yeryüzü soğuduğundan bu yana uydurulan her tür mazereti duydum. "Ah, er ya da geç, su günlerden birinde üzerine eğileceğim." Bunu söylerken sırıtkan bir depresyondan mustariptir. "Hep meşgulüm, evet, yazı yazmak arada bir zor geliyor, baksanıza, geçen yıl iki şiir yazdım, evet ve son on sekiz ayda bir resim yaptım, diğerinin bir kısmını bitirdim, evet, evin, çocukların, kocamın, erkek arkadaşımın, kedinin, bebeğin, eksiksiz bakım ve ilgime ihtiyaçları var. Zamanı gelince elime alacağım, param yok, zamanım yok, zaman bulamıyorum, zaman ayıramıyorum, en güzel, en pahalı aletlere ya da deneyimlere sahip olana kadar başlayamıyorum. sadece tam şu anda canım istemiyor, ruh halim henüz uygun değil. Onu yapabilmek için en azından bir günlük zamana ihtiyacın var, onu yapabilmem için birkaç günlük zaman lazım. Bunu yapabilmek için kendime ayırabileceğim birkaç haftalık bir zamanımın olması icab eder, ben sadece, ben sadece..."
Sayfa 340·Kitabı okudu