Gerçek hayatta beş-altı dakika içinde bir insanı bu kadar yakından tanıya bilir miyiz? Hayır. İşte kurmacanın yarattığı yanılsamalardan biri de budur. Kurmacanın içinde yaratılan karakterlere, sadece sözcüklerden yapılmış, yüzlerini bile görmediğimiz kişiler olmalarına rağmen varlıklarına inanırız. Bunun altında yatan nedenlerden biri okurken kendimizi o kahramanın yerine koyarak onun zihin gözüyle dünyayı görmeye başlamamızdır.
Edebiyat yapıtlarını derinlikli kılan, onları önemli yapan şey, sorduldan sorulardır. Edebiyat, yanıtlar üretmekten çok, soruları çoğalttığında ilginçtir.