Yalnızlık, bazılarının inandığı gibi bir enerjisizlik ya da eylemsizlik hali değildir, tersine, ruhun vahşi erzaklardan alarak bize ilettiği bir nimettir.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bölünmüş kadının başka gerekçeleri de vardır. O, başkalarının işlerine karışmasına izin vermeye alışkın değildir. Şuna yakın bir nakaratı olan bir "çocuk edebiyatı"nda uzmanlaşabilir: "Ama çocuklarımın falana ihtiyacı var, çocuklarımın filana ihtiyacı var, vs." Kendi geriye dönüş ihtiyacını feda etmekle, büyüdüklerinde çocuklarına da aynı şekilde kendi ihtiyaçlarını feda etmeyi öğrettiğini kavrayamaz.
Bir kadın, evinden uzun süre ayrı kaldığında, hayattaki ilerleme yetisi de o ölçüde giderek soluklaşır. Yaptığı seçimin boyunduruğun dan kurtulmak yerine, onun içinde oyalanıp durur. Yorgunluktan gözleri öyle şaşılaşmıştır ki, yardım görebileceği ve rahatlayabileceği yerin yanı başından yalpalaya yalpalaya yürüyüp geçer. Ölmüş hayvan yavru su, hiçbir işe yaramayan, hiçbir yaşamsallık içermeyen ve ona da hiçbir hayat getirmeyen fikirler, gündelik işler ve taleplerden oluşmaktadır. Böyle bir kadın, solgun, ama kavgacı, giderek daha da uzlaşmaz, ama dağınık bir hale gelir. Fitili yana yana daha da kısalır. Popüler kültür buna "tükeniş" der; ama bundan daha fazlasıdır, hambre del alma'dır. aç kalan ruhtur. O zaman tek bir çare kalır; kadın sonunda eve geri dönmesi gerektiğini anlar.