Başlamak. . . En zoru da budur zaten. Başlamak. Hele yaratma sürecini barındıran
bir işe başlamak, kuralları tanımlanabilir diğer işlere göre çok daha zordur.
Ben yaratmanın en temel insani özelliklerden biri olduğuna inanıyorum. İnsanın yaşarken
kendi varoluşunu gerçekleştirmesindeki en değerli yollardan birinin yaratmak olduğunu ve bunun önüne birer engel olarak dikilen efsanevi yaratıcı-sanatçı hikayelerinin insanları sanata yabancılaştırmak dışında bir işlev taşımadığını düşünüyorum .
Ben yazıyla uğraşmanın insanı olgunlaştıran ve dönüştüren bir süreç olduğuna inananlardanım. Ancak işlevseki ve yararcı bakış açısına sahip kimilerinin iddia edebileceği gibi bu sürecin hakimi yazar, kurbanı okur değildir. Okurlar metni okurken "tekrar yazarak" metni olduğu kadar ve belki de daha çok kendi zihinsel durumlarını dönüştürürler.
Gerçekçi, hem dünyayı hem de kendi düşlerini bilen kişidir. Sizin aklınız başınızda değil: binde biriniz bile düşgörmeyi bilmiyor; Lyubov da bilmiyordu ve o aranızda en iyisiydi. Uyuyorsunuz, uyanıyorsunuz ve düşlerinizi unutuyorsunuz, tekrar uyuyorsunuz, tekrar uyanıyorsunuz ve bütün hayatınızı böyle geçiriyorsunuz ve bunun hayat, gerçek olduğunu sanıyorsunuz! Siz çocuk değil, yetişkin insanlarsınız, ama delisiniz. Sizi, bizi çıldırtmadan öldürmek zorunda kalmamızın nedeni de bu. Şimdi git ve diğer delilerle gerçekler hakkında konuş. Uzun ve iyi konuş!"