Orada bir yerlerde bir çift zehirli kırmızı ayakkabı onun için parlayıp durmaktadır. Her nerede karşısına çıkarsa çıksın, onları alacaktır. Kıtlığın beraberinde getirdiği sorun, işte budur. Ona benzeyen bir şey özlemini giderecekse, kadın onu sımsıkı tutar, hem de hiç sorgulamadan...
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bir kadının kendi hayatının geleceğine ilişkin sahip olduğu hayaller, başka birinin kıskançlığının ya da birinin ona yönelik apaçık yıkıcılığının alevlerinde de öldürülebilir. Ailenin, akıl hocalarının, öğretmenlerin ve arkadaşların haset duyduklarında ille de yok edici olmaları gerekmez, ama bazıları gerek gizli gerekse o kadar da gizli olmayan şekillerde kesinlikle ve kararlı bir biçimde yıkıcıdır. Hasmane bir sevgi ilişkisine, ana babaya, öğretmene ya da arkadaşa hizmet ederken hiçbir kadın yaratıcı hayatını askıya almaktan kendini kurtaramaz.
Ama birçok kadın kırmızı ayakkabılardan vazgeçer ve çok fazla temizlenip paklanmış ve çok nazik başka birinin dünya görüşüyle uyum sağlamaya razı olur.
Bu masaldaki yaşlı kadın simgesi, topluluk geleneğinin katı bir koruyucusudur, sorgulanmayan statükoyu güçlendirir: "Uslu dur: pürüz çıkarma; fazla derin düşünme; büyük düşüncelerin olmasın sadece düşük bir profili sürdür; karbon kopya gibi ol; nazik ol; hoşlanmasan da, uymasa da, doğru büyüklükte olmasa da, incitse de 'evet' de" ve bunun gibi uyanların sözcüsüdür.