Bu kitabı okurken içim gerçekten daraldı. Başta çok sade ilerliyor, hatta “bu kadar basit mi anlatacak?” diye düşündüm ama sayfalar ilerledikçe o sadeliğin altında öyle büyük bir sessizlik var ki, boğazına oturuyor resmen.
Kadının hikayesi dışarıdan bakınca sıradan bir evlilik gibi başlıyor ama içinde o kadar çok yalnızlık, kırılma, tükenmişlik var ki… her satırda biraz daha ezildiğini hissediyorsun.
Kocasının ona sevgisiz, ilgisiz, soğuk davranışlarını öyle doğal bir şekilde anlatıyor ki, kadın bile sanki olanları “normalmiş” gibi kabullenmiş. İşte tam o noktada insan sinirleniyor — hem adama hem de kadının çaresizliğine.
Bir yandan “niye kaçmadın?” diyorsun, diğer yandan “kaçacak gücü kalmamış ki” diyorsun.
En çarpıcı kısmı, kadının kocasını öldürdüğünü söylerken hiç duygusal olmamasıydı.
Ne ağlıyor, ne bağırıyor… sadece anlatıyor.
Bu kadar sakin olması aslında deliliğin ta kendisi gibi geliyor insana.
Ama bir yandan da anlıyorsun: o kadar çok bastırılmış ki, artık acı bile hissetmiyor.
Kitap kısa ama bittikten sonra uzun uzun düşündüm.
Birini öldürmekten çok, insanın kendini kaybetmesi anlatılmış bence.
O kadar bastırılmış, o kadar yalnız bırakılmış ki sonunda tek çıkış yolu şiddet olmuş.
Korkunç ama gerçek.
Son sayfayı kapattığımda içimde garip bir sessizlik kaldı.
Ne tamamen suçlayabildim kadını, ne de tamamen hak verebildim.
Sadece dedim ki: “Evet, işte böyle oldu.”
Çünkü başka türlü olamazdı zaten.
İşte Böyle Oldu
İşte Böyle OlduNatalia Ginzburg · Can Yayınları · 20222,673 okunma
Ben hayatımda bu kadar boş beleş bir kitap okumadım ne konusu var ne anlatmak istediğini kendide bilmeyen bir yazar edebi tarafına girmiyorum bile sinirden saçımı başımı yolucaktım bir ara .. başladığım bir kitabı yarım bırakmama hastalığımdan dolayı sinir krizi geçirtti kitap bana ..
Kitabın konusu ana karakterimiz jacarandanın varoluşsal sancıları eşliğinde seks alkol ve uyuşturucu bağımlılığını anlatacak diye bekliyorsanız çok büyük bir hayal kırıklığı sizi bekliyor çünkü kitabın bu üç alışkanlıkla alakalı hiç bişey değinmiyor diceksiniz ki ee peki Nurhayat 200 sayfa ne anlatıyor HİÇ bakın HİÇ çıldırırsınız
Yan karakterler ismen var ne geçmişleri ne karakterleri detaylandırılmış bu kız bu insanlarla nasıl tanışmış nasıl bu duruma gelmiş alkol bağımlılığı nerde 200 sayfa havayı atmosferi bile betimledi de konuyu nereye bağlayacağına değinmedi teşekkürler eve babitz bir daha hiçbir kitabının önünden geçmeyeceğim..!
Seks ve Öfke