"Neyi seversen sev, ondan ayrılacaksın..."
Puan vermedi·125 syf.··
2026 7. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 17:42
İmam Gazali’nin bu derin eseri, sadece dış dünyadaki ahlaki kuralları değil, insanın kendi iç dünyasında verdiği o en büyük savaşı, nefs mücadelesini, merkeze alıyor. Kitabı okurken fark ettim ki, Gazali bize sadece "şunu yap, bunu yapma" demiyor; bir ruh hekimi gibi kalbimizin hastalıklarını (kibir, haset, öfke) tek tek teşhis ediyor. Bize faniliği hatırlatırken, kalbimizi neyle doldurmamız gerektiğinin de ipuçlarını veriyor. Kitapta en çok etkilendiğim yön, ahlakı güzelleştirmenin bir gecede olacak bir şey olmadığını, tıpkı bir fidanı büyütür gibi sabır ve sürekli bir disiplin gerektirdiğini anlatması oldu. İnsan bu terbiyeyi hakkıyla verdiğinde ise ruhu asıl huzuruna kavuşuyor. Tıpkı eserde zikredilen o muazzam ufuk gibi: "Namaz gözümün nuru kılındı." Günümüzün modern dünyasında sürekli dışarıya bakmaktan kendi içine bakmayı unutan, fani olanla baki olanı ayırt etmekte zorlanan her okurun kitaplığında bulunması gereken bir başucu eseri. Kalbini arındırmak, durulmak ve samimi bir muhasebe yapmak isteyen herkese gönülden tavsiye ederim. Kitapla kalın...
Nefs Terbiyesi ve Ahlâkı Güzelleştirmeİmam Gazali · Çelik Yayınevi · 20214,627 okunma
Abdülhak Şinasi Hisar - Çamlıca'daki Eniştemiz
Puan vermedi·203 syf.··
2026 20. kitabı
Kitap roman olarak geçiyor olsa da bence tam bir enişte biyografisidir. Araştırıldığında bu eniştenin aslında tam olarak bir kişi değil, yazarın yakın akrabalarından belki birkaç kişinin toplanıp tek bir vücut bulduğu kurgusal bir karakter olduğu görülür. Eserin üslubu bana Ahmet Hamdi Tanpınar'ı; özellikle de Beş Şehir'i anımsattı. Onda da artık var olmayan bir şehir dokusunu en ince detayına kadar anlattığı için sıkılmıştım bu eserde de aynısını bilhassa Çamlıca tasvirlerinde yaşadım. İsminin hakkını verecek şekilde yazarda büyük bir Çamlıca sevdası vardır ve kitabın en az %20'si Çamlıca'ya ve onun orada yaşadığı mazisine övgüdür diyebilirim. Burada en dikkat edilmesi gereken nokta artık var olmayan aile gelenekleri ve sosyal yapıların ele alınmasıdır. Eser o zamanlar bir çocuk olan anlatıcının Çamlıca'daki enişteleri Hacı Vamık; namı diğer Deli Vamık'ı tasviriyle ve deliliğe makul bir övgüyle başlar. Babıali onu mutasarrıflık, defterdarlık, valilik gibi çeşitli görevlere verip verip geri almaktadır. Eserin ilerleyen bölümlerinde kendisinin hakkında vazife başında yolsuzluk söylentileri olduğu da verilecektir. Doğal olarak maddi durumu ortalamanın oldukça üzerindedir. Konaklarında hizmetçiler çalışmaktadır. Yazara göre, akıllı dediğimiz insanların sağı solu belli değildir; iyilik beklediğimizden kötülük, sadakat beklediğimizden ihanet görme ihtimalimiz her zaman oldukça fazladır; ancak deliler öyle midir? Deli daima delidir, şaşırtmaz, daima doğasına uygun davranır. Hacı Vamık enişte lakırdı etmeyi pek seven, kendine has ve eğlenceli bir konuşma üslubu olan bir adamdır. Hemen her şeyle ilgili bir fikri veya anısı vardır. Yalnız kaldığı zamanlar harici konuşur; hâttâ yalnız kaldığında bile bazen kendiyle konuşur bazen de türkü söyler. Yeğenlerine daima "can didem"
Çamlıcadaki EniştemizAbdülhak Şinasi Hisar · Bağlam Yayınları · 1996422 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
İman etmek cesur adamların işidir.
7/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2026 33. kitabı
Mehmet Salim Öztoksoy’un, İslamiyet’i kabul etme sürecinde yaşadığı tecrübelerden ve hatıralardan oluşan bu eser, yazarın kendi anlatılarına dayanmaktadır. Müslüman bir ülkede, sözde Müslüman bir anne ve babanın çocuğu olarak dünyaya gelen Öztoksoy, tamamen Batı kültürüyle yetişmiştir. Türkiye’deki Batı hayranı pek çok insan gibi, İslam’a karşı önyargılı bir tavır benimsemiş; onu araştırmayı dahi gerekli görmemiştir. Ancak bir gün, mürtet olmuş eski bir müftünün (Turan Dursun) İslamiyet’i çürüttüğüne dair duyduğu bilgiler üzerine, İslam aleyhine kaleme alınmış bir kitabını okumaya karar verir. Başlangıçta amacı, İslamiyet’in yanlışlığını öğrenmek ve çevresini de bu düşünceden uzaklaştırmaktır. Fakat okudukça, eserde yer alan iddiaların ve iftiraların boyutunun tahmin ettiğinden çok daha ileri seviyede olduğunu fark eder. İslam’a karşı son derece olumsuz duygular besleyen Öztoksoy bile, yazılanların önemli bir kısmının gerçekle bağdaşmadığını kısa sürede anlar. Bununla birlikte, kitapta yer alan bir iddia özellikle dikkatini çeker: Kur’an’ın kendi ayetleriyle çeliştiği ve bu nedenle tutarsız olduğu ileri sürülmektedir. Yazar, bu iddiasını sure ve ayet numaralarıyla desteklemeye çalışmaktadır. Kur’an’a uzun yıllar boyunca mesafeli duran Öztoksoy, ailesini İslamiyet gibi bir düşünceden uzaklaştırmak amacıyla söz konusu ayetleri bizzat incelemeye karar verir. Ancak yaptığı araştırma sonucunda, adı geçen yazarın açıkça çarpıtma ve iftiraya başvurduğunu görür. Daha da dikkat çekici olan ise, bu yazarı referans gösteren pek çok kişinin, Kur’an’da gerçekten böyle bir ifade olup olmadığını araştırma ihtiyacı dahi duymamasıdır. Bu durumun farkına varan Öztoksoy, kendi ifadesiyle, sorgulamadan başkalarının düşüncelerini tekrar edenlerden biri olmak istemez ve okumaya, araştırmaya
1000Kitap
"Ol" Dedi OldumMehmet Salim Öztoksoy · Tin Yayınları · 2025173 okunma
9/10
·90 syf.··
2026 6. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 17:40
Kitabı okurken aklima gelen ayetler. Bir Noel Şarkısı Tekasur Suresi 1.ve 2. ayetler. Çoğaltma yarışı (mal, mülk ve güçte üstünlük taslama arzusu) sizi oyaladı; ta kabirlere varıncaya (ölünceye) kadar. A-li İmran 180. ayet Allah’ın kereminden kendilerine verdiği şeylerde cimrilik edenler, bunu kendileri için hayırlı sanmasınlar; aksine bu onlar için şerdir. Cimrilik ettikleri şey, kıyamet gününde boyunlarına dolanacaktır. Muminun Süresi 99 ve 100. ayetler Nihayet onlardan birine ölüm gelip çattığında, 'Rabbim, beni geri gönder; ta ki boşa geçirdiğim dünyada salih ameller (iyi işler) yapayım' der. Hayır! Bu, onun söylediği boş bir laftan ibarettir...
Bir Noel ŞarkısıCharles Dickens · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202411,3bin okunma
Puan vermedi·93 syf.··
2026 7. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 21:50
Modern dünyanın hızına ve dijital dünyanın dikkat dağınıklığına kapılmışken, günde 5 vakit o hızı kesip seccadeye oturmak ve zihni susturmak gerçekten çok zor olabiliyor. Bu kitap, tam olarak bu çağa ait dikkat dağınıklığı hastalığımıza namaz reçetesi sunuyor. Yazar, namazda huşûyu yakalamanın sadece o anki niyetle değil, namaz dışındaki hayatımızla da bağlantılı olduğunu harika özetlemiş. 'Namaz kılarken aklım her yere gidiyor' diyen modern zaman insanının kesinlikle okuması gereken bir farkındalık kitabı.
Namazda Huşuya Götüren 33 EtkenMuhammed Salih El-Müneccid · Karınca Polen · 200678 okunma
Mirâciyye okuma geleneği ve Hayırsever Safiye Hanım
10/10
·103 syf.··
2026 33. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 22:23
Eser içerisinde bulunan Safiye Hanım'ın vakfiyesini okuduğumda kandillerde Mevlid okunması , Mirâc gecesinde Mirâciyye okunması ve ayrıca hatim okuyan, namaz kıldıran cami görevlilerine ücret vermek olsun Bursa'daki her türlü fakire sahip çıkması beni çok etkiledi. Allah ondan razı olsun. Mirâciyye geleneğinin yaşatılması ile ilgili Erzincan'da, Bursa'da ve Bosna'da uygulamaları ile ilgili de bilgiler edindim. Mirâciyyenin bestelenmesi 1700 lü yıllarda Nâyî Osman Dede tarafından yapılmış. Sultan II.Mahmud döneminde Mirâciyye okuma geleneğinin altın asrı denilebilirmiş o dönem için. Sultan II.Mahmud'un Mirâciyye geleneğine destekleri olmuş. Tekkelerin onarılmasını ve tamiratını denetlemiş, saltanatı boyunca Mirâciyye ayinlerine katılmış ve o dönemde bütün tarikatların ayinlere katılımını desteklemiş. Mirâciyye okuma geleneği günümüzde uygulanıyormuş ama gittikçe unutuluyormuş. Mirâciyye okuma geleneği Mirâc olayını zihinlerde canlı tutmak, müminler arasında bağı güçlendirmek ve aynı birliktelikle düşünebilmek için aynı duyguları paylaşmayı da sağlayan sahip çıkmamız gereken bir gelenek. ( Kitabı okumak isteyenlere tavsiye ederim)
Mirâciyye ve Bursalı Safiye Hanım VakfiyesiMustafa Kara · Vakıflar Genel Müdürlüğü Yayınları · 02 okunma