Yemeğin en güzel yerini de meyvelerin tazesini de tatlıların çoğunu da erkekler yiyordu. Kadınlara yemeğin altı, meyvelerin hasarlıları, tatlıların çok azı düşerdi.
Kıyaslanmak insanı ağır ağır öldüren bilindik işkence yöntemlerinden biriydi. Bazen annesinin eline bir makas vermek istiyordu. Böylece ondan bundan kırptığı iyi meziyetlerle kendine yeni bir evlat yaratırdı.
“Sabahları ve geceleri ne arıyorsunuz?”
“Bilmem.”
“Neden sabahları ve geceleri peki?”
“Sabahlar ve geceler hüzün vaktidir. Öğleni yaşarsın üstünkörü, akşam da atlatılır. Ama uyanmanın, uyumanın vakti olan sabahlar ve geceler ne üstünkörü yaşanır ne de öylece atlanır. Ne arıyorsan en çok bu saatlerde ararsın.”
Çünkü bataklıkta olanın halini bataklıkta olan veya oradan çıkmış kişi anlardı, kafanı kaldırıp o minik yıldızlara bakmayı da ancak onlar öğretebilirdi.