#birmeleğinsanrısı
Kalemi ile çok geç tanıştığım sevgili yazarımız Engin Memiş beyin muazzam kitaplarından sonuncusunu okudum. Geç kesfettigim eserler olduğu için gerçekten çok üzgünüm keşke daha önce okusaydim.Kitap biraz argo kelimeler içerdiği için biraz hgzunle başladım ama bazı kitaplarda kullanılan argo kelimeler bile yerinde kullanıldığında muhteşem bir okuma hazzı veriyor. Buyuzden bu na pek takilmadim.
Kabuslarınızla yüzleşmeden kim olduğunuzdan asla Emin olamazsınız.
Yazıyordu kitabım kapağında aslında bu en kalın kitap olduğu için sona bıraktım azda olsa bir tahminim vardı konusu hakkında ama bu denli etkisinde kalacağımı düşünmemiştim.
Vicdan duygusunu kaybetmiş kirli bir dünya...
Adalet kavramını unutmuş bir ülke
Acımasız ve despot bir yönetim
Tanrı adına cinayet işleyen bir toplum
eşinin acımasızca öldürülmesini şahit olmuş ve onu halen tutkuyla aşık yetim bir adam.
Akel büyük bir aşkla sevdiği eşi esmeyi 15 önce yılbaşı gecesinde bir saldırıda kaybediyor ne yazık ki.kucuklugunden beri karabasan gibi hayatına musallat olan sanrilar görüyordu fakat eşini kaybettikten sonra çoğalan bu sanrilar neredeyse aklını kaybettirmek üzereydi. Eşini anmak ve onunla getlcirdigi güzel günleri yad etmek için eşini kaybettigi yere gitmeye karar veren kahrananimizin yaşadıklarıni okuduğum da onunla aynı hisleri yaşadım sanki ordaymışım
#manevişuur
Hiç düşündünüz mü? Tekrar eden hatalar, size esir alan kaygılar ve hayatınızı şekillendiren o görünmez güçlerin ardında ne var? Bilinçaltınız farkında olmadan sizi yönetiyor kelimeleriniz ise sizin kaderinizi yazıyor olabilir.
Manevi şuur İslam ve bilinçaltının yolculuğu insan ruhunun en derin köşelerine inip bilinçaltının karanlıklarından aydınlığa çıkmanın ve manevi şuurla aydınlanmanın yollarını anlatmaktadır.
Hayatım kaderin bir okyanusun altında yapılan bir dalış gibi bilinçaltımız okyanusun dibinde saklı gizemli ve keşfedilmeye bekleyen bir hazine gibidir çoğumuz bu derin sulara dalarken kimi zaman karanlık bilinmez ve korkutucu bölgelerle karşılaşırız.
İşte bu bölgeler bilinçaltımızın derinliklerine yatan korkularımız endişelerimiz ve travmalarımızdır ancak bu karanlık sularda yönümüzü bulmamıza yardım eden bir rehberimiz vardır manevi şuur ve İslam'ın aydınlatıcı öğretileri.
İnsan darlığa her düştüğünde rabbine sığındığı zaman altından kalkamayacağı Zorluk olduğunu düşünmüyorum zira Rabbim hiçbir koluna kaldıramayacağından fazla yük vermez herkesin sınavı farklı hepimizin yaşantıları farklı herkesin yolculuğu farklıdır unutmayın yaşadığımız sürece hiç birimizin öyküsü bitmiş değil .
Kişisel gelişim kitaplarının oldum olası çok seviyorum her ne kadar birçok satırına biliyor olsan da bana rehberlik etmelerini öncülük etmelerini kimi zaman içine düştüğüm dipsiz kuyulardan beni çıkarmalarına hayranlığımı anlatacak tek kelimem yok bu eseri öyle severek öyle beğenerek okudum ki anlatamam bir çırpıda okuyup bitirmek istemedim açıkçası başucu kitabı olarak tadını vara vara okuyup bitirmeyi istedim iyi ki de öyle yaptım.
Unutmayın kelimeler kaderinin anahtarıdır doğru seçildiğinde zincirleri kırar ruhu Özgür bırakır kelimelerinizle yaşamınızı yeniden
#kadınvenehir
Aslında sadece bir nehir de ve de bizden haberi olmayan bize dair en ufak bir tasarısı olmayan kendi zamanlı bir çabaya girmeden yaşayan bir su kütlesi 7 sadece. Ne sularına dalacağız ne de bir yudum suyunu içebileceğiz sahileden şaşırıyorum ki içinde bulunduğumuz durumun korkunç gerçekçiliği yeniden tokat gibi iniyor suratıma parmağımı yavaş yavaş geri çekiyorum evet sadece bir nehir diyorum.
Geçmişin dağılıp gittiğini kabullenemeyen kız aynı zamanda kendi yalnızlığına gömülmekten de korkuyordur belki de nokta geçmişin bir zamanlar umutla dolu ellerini uzatarak ikimizi yalnızlıktan kurtarmak istiyor, bize orada yaşama çekerek onla oyun oynayarak yalnızlığımı yok etmek istiyor belki de. Şu an geçmişten bahsedemem gelecekten de bahsedemem ölümlerden ve yaşamlardan da bahsedemem şimdilik yalnızca bu anın kendi kendini yutan oval gergefenin sınırında dolanmak istiyorum o kadar.
Çölün yavaş yavaş yayılan karanlığında gökyüzünde yeryüzünün de gözleri parlıyor iki rakip alan olarak birbirlerine doğru kasılarak parlıyorlar gökyüzünün gözleri beni ölümün güzel bahçelerine yeryüzünün gözleri ise beni yaşamın tarumar edilmiş bahçelerine çağırıyor ama seçme şansım yok böyle çaresizken birinden birini seçme şansım hiç yok kendimi çaresizliğin insafına bırakıyor özgürlüğü reddediyorum.
Kitabı ilk okuduğumdan bu denli zorlanabileceğimi ve birçok satırını yutkunamadan okuyamayacağımı düşünmemiştim açıkçası kapak tasarımına baktığım zaman eski Türk filmlerden esinlenmiş güzel bir öykü bekliyordum savaşın yok ettiği hayatları özellikle bunu yaşayan kadınlardan birinin ağzından okuyacağımı hiç tahmin etmemiştim savaşın her türlüsü acı ve kabullenilemez her zaman düşünürüm de Rabbimin bilal'i arayacağı insanı sığdırdığı dünyaya insanlar neden birbirlerine sığdıramıyor
#gelinkoçu
Sıradan insanların bizden hikayeleri diye başlıyor eserimiz. 10 kısa öykü'den oluşan kısa olduğu kadar da dolu dolu olan bir öykü kitabı okudum hepsi birbirinden sıcak hepsi birbirinden samimi.
Açıkçası hangi öykü daha çok beğendiğimi söyleyecek olursam aralarından hiçbirine seçim yapılmadım çünkü benim için hepsi birbirinden güzeldi çocukluğumun güzel hatıralarını yeniden yaşattı ve beni o yıllara döndürdüm hangi öykü ya daha çok dalıp gittiğimi söyleyecek olursam ilk öykü bir çift ayakkabı öykü'yü okumaya başlarken çocukluk anılarım gözlerimin önünde canlandı aile sıcaklığını sanırım en çok o dönemde yaşadım ve insan yıllar sonra geride bıraktığını sandığı hayatının gölgesi gibi onunla geldiğini yıllar bir şekilde öğretiyor bize acısıyla tatlısıyla.
Her ne kadar farkına varmasak da çoğumuzun çocukluk anıları ortaktır bu nedenle okumaya başladığınızda anlatmaya karşısındakini dinlerken aslında kendi mazin canlanır gözlerinin önünde ve insan kendini bir hayaller yazısında bulur.
işte okuduğum bu eserde anlatılanlar da bu toprağın ekmeğini yemiş pınarından içmiş Anadolu insanının öyküleri her yaştan okuyucuyu cezbetmeye talip olan bu öyküleri sıradan ama efsunlu mizahı ama derin yöresel ama ortak bizim yaşadıklarımız aslında kaleme dökülen dedim ya sıradan insanlar bizden hikayeler.
Yazarın kalemi ile tanışma kitabım olduğu için çok sevindim öykü kitaplarını okumayı çok seviyorum benim için sonu olmayan uçsuz bucaksız romanlardır ve ben her bir öykü kitabını çok değer vererek okuyup kitaplarında yer veriyorum okuduğuma sevindiğim kitaplardan bir tanesi oldu.
Gelin KoçuÇağlar Yaprakgül · Düş Kurgularo · 202419 okunma
#öfkekontrolü
Hayatımız boyunca zorluklarla karşılaşırız bazen sabredip altın kalkarken bazen de öfkemizi kapılarak sonradan pişman olacağımız şeyler yapabiliriz.
Çağımızın en önemli sorunlarından biri hem gündelik hayatta hem de iş yaşamında karşılaştığımız stres oluşturan durumlara bir tepki olarak doğal öfkedir.
Öfkeye başlı başına bir gün dedik hayatı rutini halini almaya başladığından toplumun geneline yayılan öfke krizleri iş huzurunu aile içindeki birliği ve toplumsal barış'ı tehdit eder boyutta.
Her ne kadar öfkemize hakim olmaya çalışıp sakinliğimizi korumaya çalışsak da bazen elimizde olmadan sinirimize yenildiğimiz anlar olur.
İşte tam böyle durumlar için bize yardımcı olabilecek harika eserlerden birini okudum. Bu kitap önce öfkeye neden olan unsurların binanın üzerine yaparak kök sorunlara ilişkin bir farkındalık oluşturmaya çalışıyor öfke tanımı gereği birçok bilişim ortak bir çıktısı olarak görülebildiğinden kök nedenleri incelenmek öfkenin duasını anlamayı da sağlıyor.
Sonrasında gerek sosyal hayatta gerekse de iş yaşamında öfke ile baş etmek için neler yapabileceğimize ilişkin kurumsal bilgiler veriliyor çözüm yöntemleri sonuluyor.
Eserimizin son bölümünde ise canlıları çarpıcı örneklerle öfke ile mücadelenin nasıl yapılabileceği kişinin kendi patoloji öfkesini nasıl yenip sağlıklı öfke duygusuna dönüştürülebileceği ve hayatta kendisine yöneltilmiş öfkeyi nasıl pozitif iletişime çevirebileceği işleniyor.
Okurken ruhunuzu ne kadar iyi geldiğini aynı anda fark edebileceğiniz tadı verdi. Her kitaplıkta olması gerektiğini düşündüğüm bir eser.
Öfke KontrolüCihan Işık · Kanon Kitap · 202414 okunma