Bu alem yalan dolanla ayakta duran bir ikiyüzlülük dünyasıdır. Hayat, sahte şaşaalarından sıyrılsa lezzetsiz kalır, söner. Aldanmayınca kimsede yaşama arzusu ve cesareti kalmaz. Hakikati bilmek kalbe ferahlık değil, kasvet ve ümitsizlik verir.
Günlerimi dizkapağını sivri bir köşeye çarpmış kişi gibi geçiriyorum; bütün günü o katlanılmaz an gibi yaşıyorum. Ta yüreğimde acı; sanki doymak bilmiyor ve hala aç, çok büyük bir yaradan akıp giden ve geri dönmeyen kanla atıyor.
Peki ama böyle şeyler herkesin başına geliyorsa; nasıl oluyor da, yaşlılar ezilmiş, acı çekmiş, çıldırmış değil de, huzurlu kimseler olarak görünüyorlar? Anlaşılır bir şey varsa, o da ölülerin niçin çürüdükleridir, içlerindeki bütün o zehirle.
Bu fırtınalı denizin ötesinde nasıl bir dünya var bilmiyorum, ama her okyanusun, uzak da olsa, bir başka kıyısı vardır, ben de o kıyıya ulaşacağıma inanıyorum.