Gerçeklik ilkesinin en saf karşılığı sermayedir.Sermaye gerçekliğin kendisi haline gelmiştir.Gerçekliği üreten sermaye sonunda gerçekliğin kendisine dönüşmüstür ancak ortadan kaybolurken gerçekliği de peşinden sürükleyecektir.
Dışarıdan alınan uyarımlar azaldıkça üstüne fazla düştüğümüz benimiz de sınırlarını çizemedigi icin belirsizleşiyor.Sonra kişisel gelişimcilerin dürtmeye çalıştığı milyonlarca insan, kaybolmuş bir kendileri oldugunu iddia eden halk ortaya çıkıyor.Modern zamanlarda bireysellesmenin tekinsizliği bu iste.Sadece baktıgı için herkes sergi bile yozlaşıyor.
En iyi yöneticiyi seçme konusunda Aydınlanma çağına özgü demokratik illüzyonlar insanüstü bir çaba harcanmasını gerektirdiğinden bugün özellikle çalkantılı dönemlerde bunun tam tersi yapılmakta ve yurttaşlar kitleler halinde kendilerinden düşünmelerini istemeyenlere oy vermektedir.