zeynEB

Çok okuyordum. Fakat işte okumak da böyle bir şeydir. İnsan ancak okuma sürecine kendi de bir şey katarsa kitaplardan bir şeyler edinebilir. Yani bu sürece, ikili mücadelede yara almaya ve yaralanmaya, mücadele vermeye, ikna etmeye ve edilmeye, sonra da öğrendikleriyle zenginleşerek bunu hayatta ya da işte kullanmaya hazır bir ruhla girerse. Günün birinde, okumalarımla doğru dürüst ilişki kuramadığımın bilincine vardım. Yabancı bir şehirde vakit geçirmek için müzeye gidip orada sergilenen objelere nazik bir kayıtsızlıkla bakar gibi okuyordum. Görev gibi okuyordum: Yeni bir kitap çıkıyor, konuşuluyor, dolayısıyla benim de onu okumam gerekiyordu. Ya da: Filanca ünlü eski kitabı okumamış oluyordum, bu da benim birikimimde bir boşluktu, dolayısıyla sabah akşam birer saat ayırıp o kitabı bitirmek istiyordum. Bu şekilde okuyordum. Eskiden okumak benim için bir deneyimdi, ünlü yazarların yeni kitaplarını elime alırken kalbim küt küt atardı, yeni kitap bir insanla ilk karşılaşma gibiydi; her çeşit iyilik, mutluluk verecek ya da belki huzursuz edici, düşündürücü sonuçları olacak, tehlikeli bir birliktelik.
Sayfa 164·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Görünüşe bakılırsa yetişkin olmuştuk. Yetişkin insan yalnızdır. Yalnız insan da ya küskünleşip çuvallar ya da dünyayla bir tür şen şakrak barış imzalar.
Sayfa 161·Kitabı okudu
İnsan yaşayıp gider, bir şeylerin özlemini çeker,..
Sayfa 157·Kitabı okudu
:D
Benim zamanım da, değil mi ya, her şey daha iyiydi, şeker daha tatlı, su daha ıslak, hava daha havalıydı,..
Sayfa 153·Kitabı okudu
Onu da kimseye anlatmadığım için unutamıyorum belki de.