zeynEB

9/10
·110 syf.··
2024 7. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Şubat 2024 18:07
Bu kitapta tasavvufun kaynağı, sayısal zikir, rabıta, tevessül, şefaat, ğayb gibi günümüzde tasavvuf alanında mahiyetinin tam bilinmemesiyle kafa karışıklığına yol açan konular tek tek ele alınarak soru-cevap üslubunca açıklanmaya çalışılmış. Hocamız tasavvufun yanlış anlaşıldığına, dinden ayrı tutulmaması gerektiğine ve aslında farklı yönleriyle tanıdığımız pek çok alimin aynı zamanda bir sûfî olduğuna dikkat çekerek güzel bir bakış açısı kazandırıyor. Orhan Çeker'in İslam Hukuku alanında yetkin bir hocamız olması sebebiyle de onun bu meselelere âyet-i kerime ve hadis-i şeriflerden deliller getirmesi ilk etapta akla gelen soru işaretlerini gideriyor. Ancak kitabın isminde de belirtildiği üzere tasavvufa fıkhî açıdan yaklaşan yani ehl-i sünnet inancına uygun olup olmamasını değerlendiren bu kitap tasavvufî bilgi açısından çokta yoğun olmayan yüzeysel bilgi sahibi olabileceğiniz bir kitap diyebilirim. Kitap, yazarın bir televizyon programında tasavvuf ile alakalı yapmış olduğu söyleşilerin kitaplaştırılmış hali olması sebebiyle de günlük konuşma üslubunda, akıcı, gayet anlaşılır bir dile sahip.
Tasavvufi Meselelere Fıkhi BakışOrhan Çeker · Burç Yayınları · 2014122 okunma
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
9/10
·84 syf.··
2020 59. kitabı
Bu kitaba başlarken çoğu zaman yaptığım gibi kitap hakkında araştırma yapmadan inceleme okumadan başladım. Eğer aşina olduğum bir yazarın eseri ise başkalarının düşüncelerinden etkilenmeden okumak isterim. Çünkü önce kendim düşünüp anlamalıyım okuduğum kitaba dair kalbimden geçenleri. Bu kitaba da öyle ansızın başladım bir akşam üzeri.. Birkaç sayfa okuduktan sonra devam edemedim ölümün, ayrılığın ağırlığından. Altında ezildim. O an anladım bu satırlar ancak bir kaybın arkasından dillendirilememiş sessiz çığlıklardı. İnsanın içinden hiçbir zaman gönderemeyeceği birisine yazılmış olabilirdi ancak bu satırlar. Zaten hepimizin içinden gönderemediği birileri yok mudur bu hayatta? Sadece cesareti olanlar birilerinin duyacağı şekilde ifade eder diğerleri ise içinde yaşatmaya çalıştığı hayale sığınır çaresiz.
Yaşıyoruz SessizceŞükrü Erbaş · Kırmızı Kedi Yayınevi · 201616bin okunma
Puan vermedi·120 syf.··
Beğendi
·
2021 32. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2021 00:15
Genç bir alman yazarın eseri olan “Kapıların Dışındakiler” yıkım edebiyatının tanınmış eserlerinden birisidir. Wolfgang Borchert, edebiyatla ilgilenmekte ve oyunculuk yapmaktadır. Böylesine nahif ve
Kapıların DışındaWolfgang Borchert · Can Yayınları · 20217,9bin okunma
10/10
·590 syf.··
2021 28. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2021 17:15
Benim için tam manasıyla bir "İstanbul Hatırası" oldu bu kitap. Ortaköy'deki bir sahaftan aldığım bu kitapla birlikte adım adım gezdim İstanbul'un yedi tepesini. Her gün farklı bir köşesinde çevirdim kitabın sayfalarını. Sarayburnu'nda başladığım bu yolculuk Gülhane Parkı'yla devam etti. Daha sonra Ayasofya, Dikilitaş, Küçük Ayasofya, Çemberlitaş, Süleymaniye Camii ... Kitap nereye doğru aktıysa beni de peşinden sürükledi. Hep hayalimdi; İstanbul'u gezmek için bir zaman dilimi ayırmak, elimde haritalarla gidebildiğim her yerine yürüyerek gitmek. Bu gezimde bir de elimde İstanbul'un tarihi eserlerini, mimarisini anlatan bir kitap olması en büyük mutluluk oldu benim için. Yazar bize; Bizans, Roma, Osmanlı başta olmak üzere birçok medeniyete ev sahipliği yapmış bu şehrin tarihini merak uyandıran bir cinayetler silsilesiyle anlatmış. Aslında bu olay örgüsü içerisinde bize asıl anlatılmak istenen, zaman içerisinde İstanbul'un mimari ve tarihi yapısına insanlar tarafından verilen büyük zarara dikkat çekmektir. İstanbul sevdalısı bir yazarın düşünceleri tarihimize ve günümüze farklı açıdan yaklaşabilmemiz için bizlere bir ışık tutuyor.
İstanbul HatırasıAhmet Ümit · Everest Yayınları · 201942,9bin okunma
Puan vermedi·169 syf.··
2020 27. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2020 15:43
Aslında herkes istemez mi bir beyaz gemiye atlayıp özlem duyduklarına karşı yol almayı. Ya da balık gibi her şeyi unutarak denizin derinliklerine dalmayı. Peki ya balık olmak.. Bir çocuğun yaşamına dürbünle bakmak.. Bir çocuktan öğrenmek hayallerde yaşamayı.. Benim için bu kitabın sonu, çocuk için bir kurtuluş bir başkaldırıydı, kötülüğe karşı elinden gelebilecek tek şeydi belki de.. Kötülüğün en kabul olunmaz şekliyle reddedilmesiydi. Bazı hikayelerde, iyi kötüye yeniliyor gibi görünsede okurdaki adalet duygusunu sarsıp, ayağa kaldırmasıyla aslında hep iyilerin kazanacağını anlatır bize. Beyaz Gemi'de o hikayelerden biri.
Beyaz GemiCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202387,3bin okunma