masum, narin, ürkek ve dağınık güzelliğin..
Çiçekleri sevmiyorum.Ot gibi o şeyler hoş değil. Dalında hoş.
Meseleyle çok ilgisi var mı? Emin değilim. Erkekler bana çiçek aldığında hissettiğim şey "sana da ot alayım mı? Belki otlanırsın. "oluyordu. Sevmediğim veya hakkımda bir şey bilmedikleri halde çiçek alıyorlardı. Ama diyemiyordum onlara. Gerçi dediğim halde alanı da olmuştu. Kuruyunca çöpe atardım. Çiçekler romantik, sevgi dolu veya arkadaşça gelmiyordu. Ben ruh olarak narin bir kadın değilim. Çiçek pek sevmiyorum. Tarzım değil. Kadınların da çiçek gibi görülmesinden bıktım. Kendileri de hayvansa bizi mi yiyecekler? Kulağa canice geliyor. Biz insanlar çiçek veya insan haricindeki hayvan değiliz. Türümüz insan. Ona göre artık insana yakışır tabirler gerekiyor. Kadınlar çiçek değil. Erkekler de hayvan değil.
1000Kitap
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
EşLik Eder misin Sorularıma
Evet cadı ? 😊 Sana da soruyorum. hi hı kedimsi görünüşlü çita hanimefendi sana da 🤭 Ve sessiz sessiz orada oturan gizemli kadın sana da 🙄 Ve sen minnak ruhlu asil şey 🥰 sana da. Kadınlar narin varlıklardır. Her şeyi en ince ayrıntısına kadar düşünürler ve tartarlar. Zarif görünüşleri, dokunuşları, düşünceleri olağanüstü gibi görünür. Buna benzer en az on sayfalık methiye de bulunabilirim. Böylesi güzel sözleri (samimiyetle) sarf etmek beni de mutlu kılar. Muhtemelen sizi de mutlu edecektir. Burada aklıma takılan, içten ice sorguladığım konu var. Tabii siz şimdi şiirsel bir dil mi kullanacak diye sorabilirsiniz cevap : hayır biraz psikolojik-felsefe yapmak istiyorum. **Sorukk : bir kadın neden erkeğe iltifat etmez , edemez, gerek duymaz....? Soru : onu neden sindirmek ve sözünü (dişini) geçirme mücadelesi verir? Soru : "ego" mu baskın, "duygu" mu? Soru : duyguları içeride mi yaşıyorsunuz, dışarıya mı (dilinize) yansıtamıyorsunuz? Soru : erkeğini (sevgili veya koca..) "onure edici cümle"ler kurmakta sizi durduran nedir? Soru : söz kelimi çicek (eksik ve banal) gibi narin bir görünümdeyken ya da içeride bu yaşiyorsa (eğer) nasıl oluyor da özgürleşilemiyor? Soru : Zarif bir şey , kendinden fazla olumsuz bir karaktere burünebiliyor? Soru : romantik duygular beklerken bu eylemi karşı insana nasıl yansıtamıyor veya yakıştiımıyor, veya hak etmediğini mi düşünüyor ? Soru : prensesler gibi (en azından ona benzer çaba sarf edilir) yetiştirilen sizler, nasıl cadı (iki elimdeki parmaklarla pençe-tırnak işareti yapıyorum) 🤣 olmayı, kalmayı deniyor veya seçiyorsunuz?
ERKEGİN EŞINE GÖREVİ...  ÇOK ÇOK ÇOK SEVMELİ. SEVERKEN SAYMALI.. YANINDA OLSA  BİLE EŞİNİ ÖZLEMELİ.. KIRICI DAVRANIŞTA, SÖZDE BULUNMAMALI VEDA HUTBESİN DE ,KADINLAR EMANETTİR hadisini asla unutmamalı.. Narin davranmalı Hassas davranmalı.. Erkek eşine  Her baktığın da , ilk defa görüyormuş gibi, Az kalsın ölüyor muş gibi olmalı(heyecan duymali)  Sabah namazına uyandirmalı. Hanım ben seni çok seviyorum gél beraber namazimizi kılalım. Seccadeni serdim, Bu dünya da olduğu gibi ahirette beraber olalım, Bunun yolu namazdan geçer DEMELİ..  Sadık olmalı.. Kimseye zerre ezdirmemeli..
Din İslam
"Sızlatır yüreğimi bunca suret etrafına Çöreklenen, yapışıp kalan hayaller: Sonsuzca narin sınırsızca çileli Bir şeylerin düşüncesi." T. S. Eliot
Duygu ve Düşünce
Cinsellik hakkında kaç tane pozitif ve kaç tane negatif düşünceniz olduğunu bir düşünün? Veya kaç tane pozitif anınız ve kaç tane negatif anınız olduğunu. Ben düşündüğümde sahip olduğum negatif bakışaçıları pozitiflere göre çok çok daha fazlaydı. Bi noktada durdum ve düşündüm. Neden bize öğretilen her şey bu kadar kötücül, korkutucu, yasaklayıcı, engelleyici, ayıplayıcı ve kaygılandırıcı? Emily Negoski ,bir seks eğitimcisi ve araştırmacısı, bu kitabında cinsellikle alakalı bildiğimiz çoğu şeyin bir yalan olduğunu ve bilimin gözünden doğruların ne olduğunu anlatıyor. Büyürken elimize verilen, sözlü şekilde bize öğretilen bir harita var diyor. Ve bu harita öyle hatalı ki elimize alıp yola düştüğümüzde gördüğümüz araziyle çoğu zaman uyuşmuyor ve biz , çoğunlukla, hatanın haritada değil arazide olduğunu düşünüyoruz. Yazarın vurguladığı en büyük iki şey haritaların bir değil bir sürü olduğu ve sandığımızın aksine arazilerin ( yani aslında kendimizin) çoğu zaman gayet normal,sağlıklı ve güzel olduğudur. Bize anlatılan bu hikayelerin ( her kadının penetrasyonla orgazm olması gerektiği, genital uyarılma veya ıslanmanın her daim arzumuzla paralel gerçekleşmesi gerektiği, normal olanın spontan arzu olduğu ve eğer yıldırım çarpmış gibi ani bir arzu/ istek duymuyorsanız sorunlu olmanız gerektiği gibi gibi) hepimizin kendimize özgü olduğumuz gerçeğiyle asla uyuşmadığını bir bir açıklıyor. Ayrıca bu hikayelerin çoğunlukla erkek zevki/ cinselliği merkezi alınarak ve norm kabul edilerek uydurulduğunu ama kadın cinselliğinin daha başka, daha biricik olduğu gerçeğinin de bilinmediğini söylüyor. Yani aslında durum bildiğinizden çok daha farklı, karmaşık, narin, biricik ve güzel! Her ama HER kadının bu kitapta yazılanları bilmesi ve benimsemesini çok isterim ve bu yüzden bu harika