Susuyorsun ve sabrediyorsun, zira seni anlamıyorlar,
Ey asil varlık! Toprağa bakıyorsun ve susuyorsun
O güzel günde, zira ah! Beyhude Arıyorsun sana yakın olanları gün ışığında...
Büyük narin ruhların hiç bulunmadığı yerde.
Mumları seven insanlar yaşadıkları anın kıymetini bilirler. Mum karanlığın içinde süzülen,
narin ruhlu insanların duyabildiği, içli ve ağır bir şarkıdır. Mum yakan kadınlar, hayallerinden vazgeçmeyen kadınlardır.
İnsan, gereksiz sorumluluklar üstlenerek ve haliyle yersiz korkular altına girerek manevi ve psikolojik hastalıklara tutulmuştur. Hakiki vazifesi olan kulluğu bir kenara bırakıp narin kalbiyle, şahsi kuvvetiyle kaldırması mümkün olmayan ağır rububiyet işlerinin altına girmiştir. Böylece yaşamın kontrolü kendisinde olmadığından rahat edemez, ileriye dönük her şeyi garanti altına alamadığı için de huzur bulamaz vaziyete gelmiştir.
Türk dünyasında kadın umumiyetle ince, narin, selvi boylu, derin ve manâlı gözleri, uzun kirpikleri, nergis bakışları ile celbeden anlayışlı, hisli, vefakâr, bilgili bir varlıktır.
Fakat insan hayatı narin ve kırılgandır. Bu yüzden daima sevebileceğimiz ve karşılığında da sevilebileceğimiz insanlar bulmaya çalışmalıyız; çünkü sevgi ve iyilik son bulduğunda hayat tüm neşesini kaybeder.