Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kasabanın düzeni böyleydi, anlamsız ve haksızdı ama herkes bu düzenin içinde kendine bir yer bulmuş, yerleşmiş ve alışmıştı. Bunun bozulmasını istemezlerdi. Bu düzen onları tehdit etse, ezse korkuyla yaşatsa da onların alıştığı düzendi, yeni bir düzende ne yapacaklarını bilemezlerdi.
Veda hutbesinden bir kesit :
"Ey müminler! Size iki emanet bırakıyorum, onlara sarılıp uydukça yolunuzu hiç şaşırmazsınız. O emanetler, Allah'ın kitabı Kur'an-ı Kerim ve Peygamberin sünnetidir.
Müminler! Sözümü iyi dinleyin ve iyi belleyiniz! Müslüman Müslüman'ın kardeşidir ve böylece bütün Müslümanlar kardeştirler. Bir Müslüman'a kardeşinin kanı da malı da helal olmaz. Fakat malını gönül hoşluğu ile vermişse o başkadır. "
-Klişeler olmasa hayat çok zorlaşırdı, dedim. Klişeler, hayatın bize gösterdiği nezkettir bence. Ayrıca kalabalığın yalnızlığa engel olmadığı da bir gerçek. Yalnızlığı kalabalıklar iyileştiremez, keşke iyileştirebilseydi. Yalnızlık ancak tek bir insan tarafından iyileştirilebilecek bir hastalık. Bu da bir klişe işte. Ama kim aksini söyleyebilir?
-Söyleyen biri belki çıkar ama yalnızlığı bilen biri değildir o.