“Hayır. Yalnızca kendilerine benzeyen ya da aynı çatı altında yaşadıkları insanları önemsiyorlar, diğerleriyle aralarındaki her fark onlara empatiden bir adım daha uzaklaştırıyor. Kenndi aralarında kavga etmek için bile hiçbir fırsatı kaçırmıyorlar.”
“Evet, ama içlerinde iyilik de var. Hem de çok var.”
“Hayır, ben iyilik görmüyorum. Koltuklarında oturup televizyonda ölü insanlar izliyor ve hiçbir şey hissetmiyorlar. Her gün arabayla elli km yol gidiyor sonra bir iki cam kavanozu geri dönüşüm kutusuna attılar diye kendilerini iyi hissediyorlar. Barıştan iyi bir şey gibi bahsedip sonra savaşı yüceltiyorlar. Öfkeye kapılıp karısını öldüren adamı aşağılıyor ama bomba atıp yüzlerce çocuğu öldüren kayıtsız askerlere tapınıyorlar.”