Zihinsel irtifa kaybını sona erdirmesi, biricikliğimizi
kumar masasında bırakmaması ve 'hayatını kazanırken'
hayat kazandırması gereken entelektüel de gözden
kaybolmuş çünkü medyanın tavanarasındaki tabutlardan birinde 'yaşamayı' seçmiştir. Sürüleşmiş halkın sözcüsü, lanetli bir büyünün tesiri altındaki politik bir yük hayvanı edasıyla geviş getirerek vaziyeti idare etmekte yani devrimci ideallerin ve zalimleri ırgalayan bir tehlikenin temsilcisi değil; her türlü materyal ve moral değeri 'kuşatan' liberal piyasadaki kanlı ucuzluğun getirdiği dünyevi hareketlilikteki kaosun alelade bir unsurudur. Öyle ki, gazete kağıdıyla sarmalanmış bu kurukafalar yüzünden, her türlü entelektüel teşebbüs, kaosa yapılmış mütevazı bir katkıya indirgenmektedir.