meskenikitap

meskenikitap
@nas_tenka
O kanatları takmaya hiçbir zaman ihtiyacı yoktu
10/10
·488 syf.··
Beğendi
·
2025 31. kitabı
·
29 günde okudu
·
Okunma: 11 Ekim 2025 02:00
Karısının ölümünden sonra baş etmesi gereken tümör durumu da üstüne eklenince yaşamına yön vermeye çalışan, yaşamaya çalışan bir adamın hayatını okuyoruz. Kitabı 29 günde okudum ama aynı zamanda başka kitaplarda bitirdiğim ve kitabın atmosferinin buna yakıştığını düşündüğüm için sorun yok. Kitaba puan bile veremedim çünkü yani çok özel bir hikaye bence. Adım adım yavaş yavaş duygularla yaşanan ufacık olaylardan bile düşünerek saatler boyu anlam çıkaran biriyseniz kendinizi bulursunuz. Karakterler arası ilişkileri okumak çok hoşuma gitti. Ana karakterimizinde içerisinde olduğu beş kişilik falan bir karakter örgüsü var ve her bir karakter ayrı güzeldi bence. Hayat ve yaşamak üzerine aklınıza gelebilecek her konuyu içeriyor kitap. Böyle aynı kapağındaki gibi deniz kenarında sessiz sakin yürüyen insanların vibeını verdi bana. Sayfalarca postitlediğim, çizdiğim yazdığım bir sürü yer var. Ve Burke, (kitaptaki yan karakterlerden biri) o kadar iyi bir adamki… herkesin hayatında dostu olarak isteyeceği biri, okurken çok etkilendim. Ayrıca çevirmenlik, okumak, yazmak, yayınevi temalarını da işliyor, haliyle de bir okurun dikkatini çok çekiyor bence. Birde değinmek istediğim son bir şey daha var: Kitapta ana karakterimiz Leyland’ın ölen karısı Livia’ya yazdığı mektuplar da ara ara geçiyor. Ve bu mektupları incelediğimizde Leyland’ın en gerçek, belki en üzücü duygularını bu mektuplarda okuyoruz. Yani mesela bir olay yaşanıyor ve normalde böyle düşündüğünü çok iyi hissetmesek de mektubu okuyunca anlıyoruz. Bu bence çok gerçekçi olmuş çünkü insan en çok sevdiği kişiye yazarken gerçekçi olur, veya yalancı, ikisinden biri çünkü ortası olmaz, özellikle de bu kişi uzaklara gitmişse. (Bu arada kitap Leyland’ın ağzından yazılmıyor yani üçüncü kişi dili kullanılmış ama yani yine de
Sözlerin AğırlığıPascal Mercier · Sia Kitap · 202096 okunma
Reklam
Puan vermedi·64 syf.··
Beğendi
·
2025 3. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 06 Şubat 2025 21:48
Kitabı bitirdiğimde ve sonsözü okuduğumda kitap daha anlamlı geldi gözüme. Çünkü aslında kitapta özel olarak belirtilmeyen, okuyucunun kendisinin seçip çıkarması istenmiş çok fazla yer var ki bu da eseri çok anlamlı kılıyor bence. Kitap artık genç kız olmuş, veya olmaya çalışan bir “öğrenci kız” ın sabah uyanışından akşam uyuyuşuna kadar olan zamanda yaşadıklarını, düşüncelerini anlatan kısa bir günlük tadında aslında. Yazardan okuduğum ilk kitap oldu fakat son olmayacak. Dazai’nin intihar girişimleriyle dolu yaşamını birazcık araştırdım ve bu kitaptaki her bir cümleden de onunla ilgili anlamlar çıkarmaya çalıştım. Ben yazarın yaşadığı süreçte mutlu veya mutsuz olarak adlandırılamayacak kadar karmaşık duygularda olduğunu düşünüyorum. Bence o anlaşılmamış, denizde boğulduğunu, ormanda kaybolduğunu hissetmiş biriymiş. Ve kitaptan bağımsız bir şekilde nedense kendisine karşı kırgındı bence o. Kitaptan bağımsız derken, tabii bunu yazdıklarından dolayı da düşünüyor olabilirim ama kitaptaki karakterinde kendisine karşı öfke hissetmesinden bağımsız düşünüyorum. Ve evet, kitaptaki ana karakterimiz sürekli olarak “Keşke iyi bir kız olabilseydim, ben kötü bir kızım” tarzında şeyler düşünüyor. Ve bu da bence tamamen büyümenin getirdiği duygulardan biri; kendine düşmanlık. Ayrıca karakterin kadınlara karşı da bir tiksintisi var gibi de dursa, toplumun dayattığı kadınlara karşı baskıyı sorguladığını, yanlış bulduğunu da görüyoruz bazı cümlelerde. Bu zıtlık da, işte tam da büyümenin getirdiği emin olunamayan, karmaşık düşünceleri açıklıyor gibi. Kitap benim kalbimde yer edinmeyi başardı, çünkü duyguları çok iyi bir şekilde yansıtabildiğini düşünüyorum. “Öğrenci kız” kadar düşlediğimiz güzel hayata kavuşabilmemiz dileğiyle… <3
Öğrenci KızOsamu Dazai · İthaki Yayınları · 202213,6bin okunma
9/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2023 46. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 09 Eylül 2023 11:58
Kitabın konusunu ilk gördüğümde oldukça şaşırmıştım. Çünkü mitoloji türünü anlaşılır bir hale getirip çocuklarında okumasını sağlayabilmek kolay bir şey değil bence. Kitabın türünün mitoloji ve fantastik olması insanı hiç yormuyor. Mitoloji derken mitolojiyi anlatmıyor bize, ama kitapta mitolojik bir öge var. Gayet anlaşılır bir dille yazılmış. Konusu şu şekilde; Ana karakterimiz Marinka adında 12-13 yaşlarında bir kız. Tavuk bacaklı bir evde yaşıyor. O ev istediği yere koşarak gidebiliyor.Marinka’nın büyükannesi bir yaga. Ve Marinka’ da büyükannesi gibi bir yaga olmak zorunda. Yaga, ölülere rehberlik eden kişi demek. Üstelik bu görev gizli tutulmak zorunda. Fakat Marinka yaga olmak istemiyor.O, normal çocuklar gibi okula gidip eğlenmek, yaşayan arkadaşlara sahip olmak istiyor. Ama yaga olmak için eğitilirken bunları yapması yasak ve imkansız. Bir gün büyükannesi ortadan kaybolur. Ve işte gerçek macera o zaman başlar. Benim kitapta en sevdiğim şey hem depresif hemde olumlu bir dille yazılmış olması. Depresif hali bana göre daha ağır basıyor. Ama bu beni hiç üzmedi, aksine sanki psikolojik bir roman okuyormuşum gibi hissettirdi. Yaş olarak 11+ diye geçiyor. Ama kitabın konusu ve içerisindeki ifadeler genel olarak ölüm, ölü, ölüm yolculuğu gibi olduğu için bu tarz konulardan etkilenebilecekseniz 13-14 yaş için daha uygun diye düşünüyorum. Ayrıca sadece bu yaş için değil, yetişkinlerinde zevk alabileceği bir kitap bence. Hem sade hem de oldukça etkileyici bir tarzı vardı kitabın.Bazen duygulandım, bazen şaşırdım. Ben çok beğendim.
Tavuk Bacaklı EvSophie Anderson · Timaş Genç Yayınları · 2024864 okunma
9/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2023 43. kitabı
10 - 14 yaş için polisiye kitabı bulmak zor oluyor. İçerisindeki uygunsuz şeyler, küfürler, kanlı bıçaklı cinayetler bu yaş için çok da uygun olmuyor maalesef. Ama Genç Timaş ve Kayahan Demir Kitaplarını gönül rahatlığıyla okuyabiliyorum. Çocuk kitapları için anlaşılır bir yazım tarzı olmasıyla birlikte sonu basit bir şekilde bitmiyor. Yani sırf çocuk kitabı diye sürekli en olumlu değilde en gerçekçi ve ustaca şekilde bağlanıyor olaylar. Ama tabii ki gerçekçi ve üzücü olaylardan olumlu şeyleri anlamayı da öğretiyor bize yazar. Sürpriz sonlu harika bir romandı benim için. Sonunun böyle olabileceğini düşünmüştüm ama mantıklı bir şekilde bağlanabileceğini tahmin etmediğim için yine de şaşırdım. Bence eğer sonunu doğru bilseniz bile şaşırırsınız ve tatmin olursunuz Aslında kitabın başından beri bize sürekli ipucu veriliyor, bunu da sonunu okuduktan sonra anlıyoruz. Ben konusundan bahsetmeyeceğim çünkü zaten detaylı bir şekilde yukarıda anlatılıyor. Ama şunu söyleyebilirim polisiye, katil kim konulu kitapları seviyorsanız birde 11 yaş ve üzeriyseniz kesinlikle okumanızı öneriyorum
Polisiye
Pera Palas'ta Onbir GeceKayahan Demir · Genç Timaş Yayınları · 2025655 okunma