Biri kendini suçlu hisseder; öteki kız kardeşi gözüyle baktığı kişinin içinde, kavuşmayı imkânsız zannettiği ve o anda kendisinden ümitsiz olduğu, sevgilisini keşfetmiş...
Bir sükûnet, bir sessizlik ortalığı kaplamıştı. Gül dalları arasında saklanmış bir bülbülün ara sıra çıkardığı hazin feryatlarıdan başka bir şey duyulmuyordu.
Onlar da severler, sevilirler. Gönüllerinde bir duygu hissederler. Lakin biçareler o muhabbetin neden geldiğini, bir güzellik ve onun gereği olduğunu anlayamazlar. Aşkı işitirler, ama aşk denilen şeyin tam da hissettikleri duygu olduğunu bilemezler.