Bir kitaba başlarken yazarı araştırır okuyacağım kıtaplari belirlerim.büyulu dağ mi yoksa bu mu derken bundan ciktim yola.sanatla ilgili düşunceler bulmak yazarı tanımak için basladim.iki bölüme ayirabilirim ben kitabi.ilkin gustav adlı sanatçının venedik e sakinlik için gitmesi sanatındaki eksiklikleri tamamlaması.gemiyle gittiği yolculuk sırasındaki betimlemeleri sanat için öncelik 'dikkat 'etrafındaki her şey için dikkatli bakmak diye düşündüm.sonra geldiği yeri beğenmesi ilgimi çekti. Tebdili mekanda ferahlık yokmudur.herkesin ruhuna iyi gelecek özel yerler olmalı dogru güzel düşüncelere firsat vermeli diye düşündüm.ardindan kitapta tadzio ile karşılaştım.gustavin oğlu olmamıştı bazen birilerini hiç tanımasanda alış verişi olmasada allh için seversin tadzio adlı 12 yaşındaki oğlan çocuğunu böyle sevdiğini düşündüm.iste tam bu andan sonra kitabın benim için ikinci kısmı başlar.
Kitap ilerledikçe çocuğa olan sevginin pedofili olduğunu düşündüm okadar iyi niyetle başladım ki ben yanlış anlamisimdir dedim okurken daha da güçlendi.Lolita adlı kitap aklıma geldi lakin orda ki adam yaptığının yanlışını bilerek yapıyordu buradaki sanatı ve yaşanması gerektiğini ahlakın kenara çekildiğini anlattiginda tüm hayallerimin yıkıldı andı.okadar iyi niyetle basladimki şok oldum.umarim yanlış anlamisimdjr diye incelemelere baktim.anladim ki tek değilim.Allahim edebiyatın gücünü güzel ve hayırlı kullanacak insanlara ver diye de bir dua birakiyim buraciga.. içinde beğendiğim alıntılar da var güzel başlamıştım oysaki.yarim kaldi bu yazar aklimda umarım tamamlatacak bir kitabı bulunur
İyi okumalar...
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Hayatımızdaki basit eylemlerin değerini anlamak hergun yaptığımız şeylerin farkına varmamizi sağlıyor.okurken yürümek istiyorsun.yurumek eylemine pek çok anlam yüklemiş ama bunu farklı düşünürlerin hayatlarından kesit alarak yapmış. onların kişiliğinize göre farklı farklı yürümen tanımı ortaya çıkmış.mesela Kant düzen abidesi yürümeyi disiplinle yapılması gerektiğini savunurken kimisi öfke lazım diyor yürümek için.kimi sakinlik arıyor üretmek için masa başında yazılmaz diyor.
Yazar Kalabalık yürünmez diyor.insan kendini bulması için içinde bulunduğu toplumdan soyutlanmasi için açık bir zihin için yürümek gerek..kitaptaki felsefi derinliğe girmek istemiyorum o yolculuğu herkes kendi yaşamalı.
Kitaptaki düşünürlerin hayatından kesitleri öyle güzel vermiş ki onunla yürüyorsun gibi hissedebiliyorsun.felsefe sevmeyenlere pek önermeyecegim bir kitap.ama azıcık merakınız varsa burdan başlamakta güzel olurdu.. kitabi okurken yürümek istiyorsun kitap bittiğinde ýürüme gibi başka ne var benim hayatımda acaba göremediğim diye ďüsünuyorsun. Okurken edebiyattan zevk alacağınız bir eser.iyi okumalar...