"Kendi kendime biz gurbetin insanlarıyız diyorum. Mesafelerin terbiye ettiği insanlar." Eski ve yeni arasındaki o incecik mesafede hayatını nizama sokmaya çalışan insanların geçmişten tam anlamıyla kopamayışları ve hatta bir kopukluk da istemeyişlerini aynı zamanda bu geçmiş elbisesini giyinip geleceğe yürümek isteyen insanların yaşamlarındaki ve duygu durumlarındaki huzursuzluğu okudum. Bu nizamsız nizamda akılların, kalplerin, fikirlerin en önemlisi de zamanın koyduğu mesafelerin terbiye ettiği insanların 1 yılını, iç çekişlerini, dile getirip getiremedikleri ızdıraplarını benzeri bulunmaz enfes bir dille anlatan Tanpınar'a hayranlığım bu kitapla zirveye ulaştı diyebilirim. Çağın sorunlarının, alternatif çözümlerinin yanında bir de Nuran ve Mümtaz aşkını yaşatıp neredeyse hayat kadar acı bir şekilde bitiriyor. Üzülüyor, düşünüyor, hayran kalıyoruz...