Ancak ortak ve çıkarsız bir amaç üzerinde, benzerlerimizle bir arada olduğumuz zaman rahat bir soluk alabiliriz. Deneylerimiz bize göstermiştir ki sevmek birbirini seyretmek değil, bir arada aynı yöne bakmaktır. Aynı amaçta birleşmeden hiçbir arkadaşlık olamaz.
Yalnız para kazanmak için çalışırken, zindanımızı kendimiz inşa ediyoruz. Yaşamaya değer hiçbir şey sağlamayan o değersiz paramızla kendi kabuğumuza çekiliyoruz.
Kitabın güzelliklerini anlatmadan önce 2 ufak olumsuz eleştirimi belirteyim: dili akşam yapılan balkon sohbetleri kadar sadeydi ve Mevsimciğimin iç çatışmaları oldukça yer kaplıyordu. Güzelliklerine gelirsek en ufak ayrıntısında bile zamanının sosyal olsun ekonomik olsun birçok durumunu anlatıyor bize. Misalen Mevsimciğim babasıyla ortak yaşadığı evden ayrılıp yeni bir ev buluyor ama eve günde 1-2 saat "belki" su geliyor, evin su deposu yok ve belediye suyun ne zaman geleceğini bile bildirmiyor. Bunun dışında dönemin siyasetinin genç heveslerine kapılıp şucu bucu ayrımı yapmadan gençleri bununla birlikte geleceği sömürüp yok etmekten başka bir şey ifade etmediğini de görüyoruz. Emine Işınsu yakın tarihte kaybettiğimiz, dünün ışığıyla bugünü aydınlatan pek kıymetli bir yazarımız. Özellikle olayları her kesimin bakışıyla yansıtışı ve objektif tutumu 70li 80li yılları anlamamızı hatta bizzat yaşamamızı sağlıyor. Bu roman hakkında uzunca konuşabilirim ayrıntılarından bahsedebilirim ama gönlüm sadece herkes okumalı demekle yetiniyor.