An gelir insan çalışamayacak durumda olur, fakat işte o an, o insanın geçmişteki başarılarını hatırlamak ve ileride engeller ortadan kalktığında daha bir gayretle, daha çok çalışacağını düşünmek için en uygun andır.
Genç, zanneder ki bu günler, haftalar ve yıllar hiç geçmeyecek, ebedi olarak saçları dalgalanacak, her zaman dinç uyanacak...
Yıllar geçip kendindeki değişimleri gördüğünde bu büyük nimetin geçici olduğunu idrak edecek ama bu hayat yolculuğunun geri dönüşü olmayacak.
İşte burada insana düşen vazife; ileride pişmanlık duymayacağı bir gençlik geçirmektir.
Hiç kimse bütün kitapları okuyamaz ve bütün müzikleri dinleyemez. Önemli olan fikirler arasında kendi yolunu bulmandır.
En iyisi filozoflar arasında kendine dostlar ve düşmanlar edinmendir.
Felsefe, bilinçli bir etkinlik olarak şu soru sorulduğunda başlar: " Kafamdaki bütün bu düşüncelerden hangileri doğru? Bilmek istiyorum, bunları irdelemeye çalışacağım!"
Felsefe yapmak sadece düşünmek, fikirlere sahip olmak değildir. İnsanın kendi düşüncelerini incelemeye başlamasıdır. Bu fikirlere dışarıdan bakmak, kafanın içinde temizlik yapmak istemek gibi bir şey...