BD, Ayasofya'da Gece Buluşması'ı inceledi.
01 Ağu 2016 · Kitabı okudu · 5 günde · Beğendi · 8/10 puan

Tarih o kadar ilgimi çekmezdi benim fakat bu kitaptan sonra işler degişti.Tarihteki o farklı havayı gördüm soludum.zeka gördüm, emek gördüm.Tabi güzel bir kurguyla beraber.Etkilendiğim kitaplar arasında.Okumanız dileğiyle.

Bir Fincan Kahve
Bir fincanın kahvenin, kırk yıl hatırı varmış.
Ben kırk yılı bilmem, on yılda bile olamadım.
Ne kahve kar etti, ne sohbet bahane!
İstasyonlar, terminaller, alanlar
Gidenleri geri getiremedi.
Bir fincan kahve içmiştik oysa!
Bir sabahın erkeninde, bir akşamın gecinde,
Bir yemek üstü, bir kuşluk, bir akşamüstü…
O kadar çok hatırı ilave ettik ki hayatımıza!
Biri olmazsa, birinin hatırı kalsın istedik.
Sonra aynalarla başımız derde girdi.
Aldatmaya başladı suretlerimizi,
Olmaz beyazlar ve kırışıklar derken!
Ne kahve kaldı, ne de bahane…
Sonunda karar verdim unutmaya,
En iyisi kendinle başbaşa yatakta,
Yorgan çoktan başının üstünde…
Dertlerinde, sıkıntılarında kahvenin hatırıda!
Dışarılarda ben varmıyım bilmem!
Birileri beni anarmı bilemem!
Sokaklar da izlerim, taşlarda kalmış mıdır!
Kaç mevsim yağmurları, onları yıkamış mıdır.
Ya gölgelerim, dar sokakların aydınlık yerlerinde,
Bir yerlere aksetmişmidir, hatrı kalsın dercesine!
Bir iz, bir ad, bir anı, kırk yılı çoktan geçtim.
Bir fincan kahve kıymetinde; bir hatırlama hatrı kalmış mıdır?
Nazan Şara Şatana

Sarı Gelin Türküsü'nün hikâyesi…

Gelin, eski çağlardan beri Çoruh ırmağı boyunda yaşayan
Hıristiyan Kıpçak Beyinin kızıdır.
Ve saçları sarıdır.
Zaten türkü adını da bey kızının sarışın olmasından alır.

Erzurum'lu bir delikanlı sarışın Kıpçak Beyinin kızına âşık olur
ve Erzurumlu delikanlı ile sarışın Kıpcak kızının arasında büyük bir aşk başlar.

Bu aşk Erzurum ve yöresinde yaşanmaktadır.
Günümüzde türkünün hem Ermenice hem Türkçe versiyonları
mevcut olmakla beraber, türkünün Anadolu'nun bağrından çıkan
Türkçe bir türkü olduğu yönünde görüşler ağır basmaktadır.

Bu iddia ise, Türk kültüründen etkilenen Ermeniler arasında birçok şifahî
halk edebiyati ürünümüz yaşıyor olmasından kaynaklanmaktadır.
Sarışın Kıpçak kızına âşık olan delikanlının ailesi kız ile evlenmesine karşı çıkar.
Delikanlı ise kıza deli gibi âşık olur ve aşkını şiirle mırıldanarak söyler.
Kız bey kızıdır.

Zaten bey de kızını vermez bu delikanlıya…
Delikanli sarışın güzel kızı kaçırmağa karar verir ve nihayet kaçırır.
Kipcak Beyinin adamlari iki kaçak aşığın peşine düşer ve uzun bir takipten sonra bulurlar ve delikanlıyı öldürürler.

Aslında bu hikâyeye konu olan kızın Gürcü olduğu yönünde de iddialar vardır.

Atatürk Universitesi Fen-Edebiyat Fakultesi Tarih Bölümü öğretim Üyesi Yrd. Doc. Dr.
Gürsoy Solmaz, Sarı Gelin türküsünün kahramanı olan genç kızın 1130'lu yıllarda yörede hüküm süren Gürcü Penek Kralı'nin kızı olduğunu ileri sürmektedir.
Solmaz, ''Türkünün kahramanı kız ne Türk ne de Ermeni'dir.
Sarı gelin aslında Gürcü kızıdır. Demiştir.

Ancak Sarı Gelin türküsünün dilden dile dolaşmasınının, acılı ve hüzünlü bir aşkın hikâyesi olmasından kaynaklandığı muhakkaktır…(alıntı)


Sarı Gelin Sözleri
Erzurum çarşı pazar leylim aman aman
Leylim aman aman leylim aman aman sarı gelin

İçinde bir kız gezer ay nenen ölsün sarı gelin aman
Sarı gelin aman sarı gelin aman suna yarim

Erzurum'da bir kuş var leylim aman aman
Leylim aman aman leylim aman aman sarı gelin

Kanadında gümüş var ay nenen ölsün sarı gelin aman
Sarı gelin aman sarı gelin aman suna yarim

Elinde divit kalem leylim aman aman
Leylim aman aman leylim aman aman sarı gelin

Katlime ferman yazar ay nenen ölsün sarı gelin aman
Sarı gelin aman sarı gelin aman suna yarim

Palandöken güzel dağ leylim aman aman
Leylim aman aman leylim aman aman sarı gelin

Altı mor sümbüllü bağ ay nenen ölsün sarı gelin aman
Sarı gelin aman sarı gelin aman suna yarim

Vermem seni ellere leylim aman aman
Leylim aman aman leylim aman aman sarı gelin

Niceki bu halimse ay nenen ölsün sarı gelin aman
Sarı gelin aman sarı gelin aman suna yarim


Sarı Gelin türküsü, Kuzeydoğu Anadolu coğrafyasında ortaya çıkmıştır. Türklerin büyük bir kolunu teşkil eden Kıpçakların diğer adı da Kuman'dır. Diğer kavimler, Kıpçakları "sarışın" anlamına gelen "Kuman" adıyla veya bu anlama gelen başka kelimelerle anmışlardır.

Milliyet Blog - Nazan Şara Şatana