“ benim coğrafyamdır. Benim bu dünyada yaşadığımın insanlarla doğayla alışverişimin bu dünyaya çıkması, vurması. İnsanların, kentlerin doğanın tarihinden böyle geçip gelmiş birinin coğrafyası. Bu dünyada olduğumun, yaşadığımın bir kanıtı, dökümü. Bu dökümdeki ben. Kâğıda, kaleme sarılışım bana tanıklık etsin diyedir. Yazmak ki yaşamayı yazarak öldürmek böylece ondan kurtulmaktır. Öyleyse ölümün somutlaşmış bir biçimidir diyebilirim. Artık içimden attığım, boşalttığım, sürdüğüm bir ölüm. Şimdi yalnız bir kâğıda vuran yalnız orada olan. Varoluşu bir kâğıda dökülmüş olan ben”