“Bir şeylerden kaçar gibisin.Soluk soluğa ama hiçbir şey anlatmayacağına yemin etmiş gibi sakinsin. Gitmek istediğin belli bir yer yok ama kalmak istemediğinden artık eminsin. Sadece biraz olsun herkesin ve her şeyin susmasını istemişsin. Kendini duyabilmek için.”
"Anlamıyorlar onlar beni. Uygun bir ağız değilim ben bu kulaklara. Sanırım çok uzun zaman yaşamışım dağlarda.
Çok uzun zaman dinlemişim nehirleri, ağaçları. Şimdi sesleniyorum onlara
keçi çobanlarına seslenir gibi.
Hareketsiz ve aydınlık ruhum tıpkı öğle üzeri dağların olduğu gibi. Ama onlar benim soğuk, korkunç sakalar yapan bir serseri olduğumu sanıyor. Şimdi bakıyorlar bana ve gülüyorlar. Bana gülerken, benden nefret de ediyorlar. Gülmeleriyse soğuk buz gibiydi."