İnsanlık bir kimliktir. Tüm insanlar aynı hamurdan yapılmıştır. En azından bu dünyada, yazgı bağlamında aralarında hiçbir fark yoktur. Öncesinde aynı karanlık, yaşam sürecince aynı beden, sonrasında aynı kül. Ama insan mayasına karışan cehalet onu karartır. Tedavi edilemeyen bu karanlık insanın içini kaplayınca Kötülük’e dönüşür.
Küçük şehirlerde bahtsız bir kişi herkesin alayları ve meraklı bakışları karşısında kendini çırılçıplak hisseder. Oysa Paris’te en azından sizi kimse tanımaz ve bu meçhullük bir giysinin yerini tutar.