Evet, kesin unutmaya karar verdi, tıpkı benim de yaşamımdaki bazı şeyleri, hatta çoğunu unutmaya karar verdigim gibi. Ve insan bunun için yeterince uzun bir süre çabalayınca unutmayı başarabiliyor.
Bir kez olsun düşünmek zorunda kalmamak, uzayda kolayca ve güvenle hareket eden bir bedenden başka bir şey olmamak iyi olurdu aslında. Zamanın bir kuruntu olduğunu, hiçbir şeyin beni acele etmeye zorlamadığını bilmek. Bir gün gerçekten bakabilmek ve nesneleri, kendilerini bize hiç göstermedikleri biçimde görmek isterdim. Uyumayı bu yüzden çok seviyorum çünkü uykuya dalış anlarında yalnızca imgeler var, ne zaman ne düşünceler ve sonra yitip gitme ve "hiçbir şey bilmeme". Çoğu zaman yüzüstü uyuyakalıyorum, bu da sözüm ona iyi olmayan, benmerkezci bir kişiliğin işareti. Belki de gerçekten öyleyim ama yüzüstü yatabilmek ve en azından birkaç saatliğine, dünyaya sırtını dönmek büyük bir şans.
İnsanların neleri kabullendiği akıl alır gibi değil, hoş ben de kabulleniyorum ya. Bunu başaramayanlarsa ortadan kaldırılıyor ya da kendilerini ilkyardım hastanelerinde veya psikiyatri kliniklerinde buluyorlar. Orada en ağır hasarlar bile onarılıyor ve sonra hastalar yine dışarıya, büyük sürek avına postalanıyor.
Kahvaltı bizde oldukça sıkıcıdır. Hubert yalnızca sade kahve içip ince bir dilim esmer ekmek yer, benim gibi iyi kahvaltı etmeyi seven biri için acıklı bir manzara. Kahvesine şeker bile koymaz. Askeriyeden kalma bir alışkanlık ve bence artık bırakabilir. Bal, reçel ve taze küçük ekmeklerle olan keyfime gölge düşürüyor.