Nazlııı

Bir çocuğun en büyük korkusu sevilmemek, en çok korktuğu cehennem reddedilmektir. Bana kalırsa dünyada herkes reddedilme hissini az veya çok yaşamıştır. Reddediliş öfke doğurur; öfkenin sonucu, reddedilişin intikamı olan suçtur; suçtan da suçluluk kaynaklanır .. işte insanoğlunun öyküsü. Bence reddediliş çıkarılıp atılabilse, insanoğlu farklı olurdu. Belki delilerin sayısı daha az olurdu. İçten içe eminim ki çok sayıda hapishane olmazdı. Her şeyin başı, başlangıcı o.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
"Sevgi yok senin içinde." "Vardı, beni öldürmeye yetecek kadar." “Kimsenin içinde yeterince sevgi yoktur. Taş bahçenin taş ağaçları sevgi fazlalığından değil,azlığından çoğalır."
dünyada herhangi bir güç kendisini yenilgiye uğrattığında hep gülerdi zaten. Yenilmiş olsa bile, yenilgiye gülmek suretiyle zaferin birazını çalabilirmiş gibi gelirdi ona..
"Derler ki insanlar bir zamanlar ağaçlarda yaşarmış. Birisi yüksek bir daldan memnun değilmiş herhalde ki şimdi ayakların düz toprağa basıyor." Sonra yine güldü. "Kendimi toz yığınımın üstüne oturmuş zihnimde bir dünya yaratırken canlandınıyorum gözümde, tıpkı Tanrı'nın bu dünyayı yarattığı gibi ..Ama Tanrı yarattığı dünyayı gördü. Ben kendiminkini asla göremeyeceğim.
Tıpkı fiziksel hilkat garibeleri olduğu gibi zihinsel ya da ruhsal hilkat garibeleri de olamaz mı? Yüz ve beden kusursuz olabilir, ama çarpık bir gen ya da kusurlu bir yumurta fiziksel hilkat garibeleri üretebiliyorsa, aynı işleyiş kusurlu bir ruh üretemez mi?